RSS

Günlük arşivler: 10 Temmuz 2017

geçiverdi

 

Bakıma muhtaç olduğun dönem

Ufaktan idare edebildiğin dönem

Kendi başına idare edebildiğin dönem

Bakmaya başladığın dönem

Baktığın dönem

Ufaktan idare edebildiğin dönem

Bakıma muhtaç olduğun dönem

Yaşamın içinde herşey yolunda, olması gerektiği gibi devinirse döngümüz bundan ibaret. Yok lan bu çok bilmiş gibi oldu; son birkaç gündür düşünüp benim çıkardığım şema bu. Ben beşinci dönemdeyim. Çocuğu olanlar için sanıyorum en uzun, hiç bitmeyecek miş gibi gelen süreç burası, tam içinde olduğum nokta. Çok anlar oluyor ki; ne kimse bana baksın ne de ben kimseye bakayım, elleşilmeyeyim, elleşmeyeyim isteği duyuyorum. Öylesine değil çok derinimden istiyorum. Ama hemen geçiveriyor. Biri ya ‘anne’ ya da ‘Özgür’ diye sesleniyor. Dedim ya –geçiveriyor-

Bir süre ayrı kaldıktan sonra eve döndüğüm ilk gece ‘anne’ sözcüğü mideme dokunmaya başlayınca ‘Yeterin lan! Ben yokken ne diye sesleniyor bu çocuklar Erdo?’ diye sordum. ‘Hiççç, kimse kimseye seslenmiyordu.’ cevabıyla galiba bayıldım. Bayılmak istedim. Bayılmalıydım. Bayılmadığıma ayınca usulca ‘efendim annecim’ diye vevap verdim. Bulunamayan şarj kablosu, gözlük, karın acıkması sorularına içime doğru verdiğim cevapları duysalar benden nefret ederler, net.

Hayır, bir de çocukları kendi işlerini yapar, kendi başının çaresine bakar yetiştirebildiğimi falan zannediyordum. Demek ney miş; zannetmek başarabilmiş olmak değil miş. Amanın ne miş, ne miş.

Uzun bayram tatilleri, Pazar günlerinden bahsetmiyorum bile. Gerçi şu instagram paylaşımlarında pamuklara sarılarak yaşayan, her öğün altın çanağa sıçanları gördüğümde ‘bir ben miyim perişan’ diye sormadan edemiyorum. Allahtan kimin hangi çanağa sıçtığı, neyin gerçek neyin sahte olduğuna bağlanmıyor, kafam basamıyor. Ben benim çanağı bilirim o kadar. Anlayacağınız bizim altın çanağımız, pamuklara sarındığımız falan da yok. Hele son günlerde elimizde Halluks Valgus ameliyatı geçirmiş evde canı sıkılan bir 19’luk var ki, canımı yoluna sererim. Yanında evimizi yazlık ev modunda tüm arkadaşlarıyla birlikte kullanan bir de 10’luk var, evlere şenlik. Arada gelip ‘naber anne’, yanağıma bir öpücük. İş tamam.

He tüm bunlarla beraber ben bu eğitim sistemimizin taaa aq. Biz halkın çocuklarının yaşadıklarının mislini bunlara sebep olanların çekmek zorunda kalmalarını diliyor evrene salıyorum. Evirip çevirip gene bana yollar bu evren diyim size, gene de şansımı deniyor ve diliyorum.

Yaz aşkı yakalayan varsa sıkıca tutup bırakmasınlar, mal gibi davranmasınlar. Havalar soğumaya başlayınca kaçışıyorlar mış.

Domates suyu yapmak için henüz erken miş, az daha beklemek gerekiyor muş.

Bütün çocukların yaz aylarında gidip 15-20 gün kalacak bir anneanne ya da babaanne köy evine ihtiyacı var mış. Köyleri terk etmeyelim.

Karpuzu öğünlerde 180-200 gr civarı yiyebilir mişiz. Gelecek şeker ondan gelsin. Hayat kısa.

Yaz gelsin – yaz gelemedi – yaz gelmezse vuracağım kendimi diyenler vardı-lar ya işte onlar vursunlar kendilerini.

Son miş:

Yeni bir kelime öğrenip yollamış arkadaşım; karşınızda Dalyarak. Anlamı; güvenilmez, dengesiz, yavşak insanlara verilen ünvan. Budalalığı yüzünden her zaman densizlik eden kimse ymiş.

Sağlık olsun. Şifa olsun. Hayırlısı olsun.

Yalnızlığı dert etmeyin, kötü bir şey değil.

Eyvallah

özgür tamşen yücedal

 

 
Yorum yapın

Yazan: 10 Temmuz 2017 in GENEL

 
 
%d blogcu bunu beğendi: