RSS

Etiket arşivi: bilmişlik

zamanım yok şekerim

 

Alışmamış götte don

Alışmamış ayakta topuklu ayakkabı

Alışmamış dudakta kırmızı

Alışmamış yürekte sevda durmuyor….

Dün adeta noel ağacı gibi giyinmiş, dudaklarımda hiç alışık olmadığım kırmızı ruj, ayağımda topuklu ayakkabılarla bir sonraki durakta beni bekleyen Nesli’ye doğru, hiçbir şey yok muş, her şey normal miş gibi yürümeye çalışıyorken, kendi kendime ‘’ Spor ayakkabılar varken neyine be kızım senin bu ayakkabılar, burkacaksın bileğini falan al başına iş. Neyse hadi bozma kendini az kaldı bitiş çizgisine.’’ diye mırıldanırken aklıma gelen dörtlük buydu. Gerisini dilediğiniz gibi tamamlayabilirsiniz elbette. Bana geliveren, benden bu kadar.

Bu sabah mutfak masasında tek başıma oturmuş, dolaptan çıkardığım kahvaltılıkları kap, kavanoz ya da poşetlerinden çıkarmaya bile gerek duymadan masaya koymuş, bergamut aromalı salma çay eşliğinde kahvaltı ediyorken açık olan TLC televizyon kanalında gelinlik seçmeye babalarıyla beraber giden genç kızları konu eden bir program izledim. Kızlarını beyaz gelinlikle karşılarında gören tüm babalar ağladılar. Ilkinde ben de duygulanır gibi oldum. Ikinci baba ağlarken düşünmeye başladım. Üçüncüsünde neden ağlıyor olabileceklerini çözdüm. Tahminim; benim yıllardır annene çektirdiklerimi evli olduğun sürece bu it de sana çektirecek. 

Arayıp babama sormak isterdim ama ben evlenirken babam kimselere diyemeden zaten ağlıyordu, nikahın arife günü vefat eden babasının ardından. Söylemesi denk; her işi alintir kulintir zamanlara denk gelen biriyimdir. Buna da şükür.

Hımmm bakayım başka neler oldu!

Evet, tavsiye üzerine Paolo Sorrentino’nun YOUTH ( Gençlik ) adlı filmini izledim, sanırım Pazar akşamıydı. Duyguların çapraşıklığı, hayatın şaşırtıcı deneyimleri ve mutlak gerçek ölüm! Yaşlanıldığında gençliğe dair birçok hatıranın kalmıyor olması… Çocuklarla ilişkiler… Evlilikler…. Büyük aşklar…

Şimdi sırada; La Grande Bellezza ( Muhteşem Güzellik ) var. Bu da izlemiş olduğum gibiyse tüm filmlerini izleyebilirim.

“delikanlı sen yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsun ama ben gençliğin ne olduğunu biliyorum” ( Orson Welles )

Bizi bu bilmeler, öğrenmeler, bilip unutulanlar, bizim öğrendiklerimizi çoktan unutmuş olanlar, tecrübeler, tecrübesizlik VE aptallıklar büyüttü Ve perişan ettiler zaten.

Bizi perişan eden bir de bu zamansızlık. Hiçkimsenin hiçkimseye ayıracak zamanı yok, herkes çok yoğun. Ne kadar kısıtlıy mış bu amk ğmun zamanı, yettittiremedik birbirimize. Ama tabii ben ne anlarım, bu kadar bilen varken. Herkesin her boku bildiği bir çağdayız çünkü.

Artık ‘ laf çok, zaman yok ‘ çağı.

Hadi o zaman!

Eyvallah

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 15 Aralık 2017 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: