RSS

Etiket arşivi: kendi

hep vaad, hep vaad

Geocaching_sudoku

Bu saatte oturup su dokuyayım dedim, dokuyamadım. Öncesinde valiz hazırlamaya başlayayım dedim, başlayamadım. Eksik bir şeyler var bulayım dedim, bulamadım. Evde çalışan kadını idare edip edememişliğim, sokaklara dökülüp kesilememişliğim, sessizlik arayıp bulamamışlığım, okumak isteyip sonunu getirememişliğimin üzerine şu an aklıma gelmeyen -mamış, -memiş, -madık, -medik lerimi eklersem boşa kürek çekip çekip olduğum yerde sayıklamışlığım kocaman. Oğuz’un tanımıyla içime canavar kaçmış. Karşımda gelip oturmuş uykusuzluktan mızıklayan Oğuz (6), bacağımı ısırmaktan ziyade derime işleme gayretinde olan sivri ise bayılamamışlığımın tek sebebi. 

Astrologlar Ağustos ayında her şeyin yoluna gireceğini söylemişlerdi. Hani! Ağustos’un üçü oldu, nerede lan! Hep vaad hep vaad. En iyisi benim bir gerizekalı olasım gelsin. Valla diyom! Gerizekalı bir karı olursam ( ki belki de öyleyim ve onu bile beceremiyorumdur! Göreceli! ) daha kolay olur belki.

Her şeyi yoluna, sırasına sokma çabam, derdim olmaz götü başı dağıtıp yaşarım.

Ulan bu defa oturup edebi bir iki satır karalayım demiştim aslında, ortaya çıkana bakın. Oldurtmayan allah oldurtmuyor işte benim suçum yok. 

Ve son.

Tek çare bu kendi kendimi intaaar edeyim ben.

Subaneke veladdalin amin.

özgür tamşen yücedal

 

Reklamlar
 
2 Yorum

Yazan: 02 Ağustos 2013 in GÜNLÜK, GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

gözünüz aydın!

. Üzgünsünüz.

. Herkesten,  her şeyden kaçmak istiyorsunuz.

. Yataktan çıkmak istemiyorsunuz.

. Aynalardan kaçıyorsunuz.

. İştahınız kesildi ya da açıldı.

. Yalnız hissediyorsunuz.

. Cinsel ilginiz azaldı.

. Kimsenin sizi anlamadığına inanıyorsunuz.

. Herkes mutlu bir siz mutsuz, suçluymuşsunuz gibi geliyor.

. Bugün ölseniz kimsenin umurunda olmayacakmış gibi.

. Kafanızın içinde ıssız ama çok gürültülü bir yere sıkışıp kaldınız.

Gözünüz aydın! Nur topu gibi bir depresyonunuz var artık. Ha yoksa da yukarıda ki maddelerden bir kaçını evirip çevirip zorla olduracaksınızdır. Özellikle kadınlar. Çünkü şu belamız hormonlarımız yüzünden biz kadınlar erkeklere oranla 2 – 3 kat daha sık depresyona giriyormuşuz. Ülkemizde ise 2 milyon 100 bin kişi kronik depresyon hastasıymış. Geri kalanlarımızda kafalarda huni geziyor, depresyonda değilmiş numarası yapıyoruz zaten.

Sağlık bakanlığı depresyonun tüm toplumlarda görüldüğünün altını çizip, düşük eğitimli ve sosyoekonomik şartları iyi olmayan çevrelerde daha yüksek oranda ortaya çıktığını kaydetmiş. Şiddete maruz kalma ve çocukluk çağında travmatik olayların depresyonun ortaya çıkmasında büyük etken olduğunu belirtmiş.

Ben de kendi bakanlığımdan açıklama yapıyorum: Çocuklukmuş, kadın olmak, erkek olmakmış, travmalar, sosyal, eğitimsel boyut moyut falan irdelemeye gerek yok. Bunları geçelim bir kere. Bu dönemde, bizim ülkemizde eğer her akşam haberleri izliyor, arada sıradada olsa gazete okuyor, izlediğinizi – okuduğunuzu anlayabilecek zekâya sahipseniz, onun bunun dediklerine kulak asıyorsanız zaten kafadan depresyonun göbeğindesiniz. 1) Para varsa seansına 300 TL ödeyip psikoloğa gidebilirsiniz. 2) Sosyal güvenceniz devleteyse, 100 bin kişiye düşen yaklaşık iki psikiyatrdan birini yakalayabilirsiniz. 3) İnancınız güçlüyse ‘’her şey Allah’tan ‘’ diyerek kabul edebilirsiniz. 4) Eğer inancınız hayattan yanaysa ‘’hayat bu!’’ diyerek siktir edebilirsiniz. 5) Depresyonunuzu kucağınıza alıp, sevip okşayıp, onunla barışıp, kabul edip beraberce gül gibi yaşayabilirsiniz.

” Hayat bu! Bir bakarsın her şey bir anda son bulur. Hayat bu! Son dediğin anda her şey yeniden can bulur.” özlü sözüyle paylaşımıma son verirken iyi haftalar geçirmenizi temenni ediyorum.

Saygılarımla…

özgür tamşen yücedal

NOT: Aslında bu özlü söz yerine Belgin ve benim gibilerin özlü sözünü yazma isteği var çokça içimde, bastıramadım: ” Ko dötüne gitsin! ”

 
5 Yorum

Yazan: 19 Aralık 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: