RSS

Etiket arşivi: aşk yeniden

ceviz ağacı

Saat 07:00

Kayınvalide, kayınpeder, iki oğul, üç torunlarıyla birlikte, Erzincan’ın Ayranpınar köyündeyiz. Torunlarından Defne’nin;

-Özgür Abla, camiden geldi babamlar, kahvaltıyı bekliyorlar, fısıltısıyla uyandım.

Çişimi yapmaya fırsat bulamadan mutfakta, kayınvalidemin yanındayım.

-Günaydın, Zennure anne. Kahvaltıdan sonra tekrar yatacak mıyız?

Gülüyor. Hazırlanan kahvaltılıklar kamilayaya taşındılar. Akşamdan bir haftadır görüşmediğimiz Oğuz’un

-Anne çok özledim sabah krep pişirir misin, isteği üzerine krep pişirdim. Horoz sesleri, ortakçımız kediler, sokaktan geçen çoğu akrabaları olanların el kaldırmak suretiyle selamları kabul edildi. Sonra yatakların, mutfağın toparlanması, balkonun yıkanması, çocuklara bağır çağırış derken duşumu aldım ve kahvemle birlikte ceviz ağacının gölgesine sığındım. Ceviz ağacının kaç yıllık olduğunu bilmiyorum ama neredeyse tüm bahçeyi kaplayacak gölgesi, benim kucaklamamla kavrayamayacağım genişlikte gövdesi var. Tam sığınılacak bir ağaç…

Bayram sabahı! Yüklenen onca anlam barındıran bayram sabahlarında hissettiğim hep burukluk oluyor nedense. Nerede olursam olayım hep hüzünlü…

Yalnız uyananlar, haber bekleyenler, haber alamayanlar, suskunlar, mezarlıkta el açanlar, yas tutanlar… Hepsiyle paylaşıyorum ben bayram sabahlarını. Ki; evlat acısının yaşandığı bir ev biliyorum bu sabah, daha bilmediğim nicelerinin yanında. Sabır…

Çocukluğumda Barış Manço’nun ‘Bugün bayram erken kalkın çocuklar’ şarkısı vardı. Büyüdüm ‘Bayram gelmiş neyime’ türküsü var içimde.

Hiçbir şeye fazla anlam yüklememek en iyisi galiba. Gün işte!

Evrende gezinen bunca yakarış, isyan, anlayamayış, anlatamayış, kesilen suçsuz ağaçların vebali varken; iyi gün dileği gibi iyi bayramlar dileyip geçmek kâfi bana. Çocuk heyecanını kaybetmeden yaşayanlar derin nefes dualarla üfürsünler lütfen ki; gelip benim gibileri de bulsun coşkuları, paylaşalım.

İçimde kalan iyi dilek, duamlarımın tümünü saldım ben bu sabah ilk soluğumla. Amin.

İyi bayraklar diliyorum.

Bu arada:

Kedilerle koşuşturan çocuklar, kurbandan dönenlerin telaşları, kahve içmeyecek miyiz sesleri arasında ve ufak telefon ekranından bu kadarı oldu. Paylaşımda hata kusur olduysa telafisi de olacaktır, biline.Kontrol edecek yerim dar, kaçıyorum.

Eyvallah

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 11 Ağustos 2019 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

aşk yeniden ( hope springs )

hope_springs

Bazen aşkı yeniden alevlendirmek için biraz sihir gerekebilir.

Kiminle konuşsan herkesin kocası, sevgilisiyle zoru var. Aldıkları kararlarda kocaları, sevgilileri var. Vazgeçişlerinde kocaları, sevgilileri var. Zorunluluk, sorumluklarında, ne kadar güzel, ne kadar kadın olduklarının ölçüsünde, hissiyatında bile erkekler var. Sabırla dinledikten sonra soruyorum: ‘’ Sen? Sen ne istiyorsun? Neredesin? Ne yapıyorsun? ‘’ diye. Ardından gelen cevaplara gene ve gene ‘’ Ama O’da… ‘’ diye başlıyor. Bu defa ben bağırarak soruyorum: ‘’ Ulan sen, sen diyorum! ‘’ yok, tık yok. O kadar takmış oluyorlar ki inat inat üstüne, küskünlük küskünlük üstüne günler geçip gidiyor. Sakince konuşup meramını anlatanda yok. 

Oturup erkeklerden dertlenmeyenler ise ne yapacağına karar vermiş olanlar. Onlar çoktan harekete geçmiş oluyorlar. Sonuca varan, kendi verdiği kararların sonuçlarıyla yüzleşmeye cesareti olanlarını gördüm. Ama çok az. Hepsi çok mutlular. En azından hissettikleri, yaşadıkları her şeyin sorumluları kendileri.  Sonuçlarını yaşarken de suçlu arama gibi bir dertleri yok. Tek zorları kendileriyle.

Eeee bize ne? Tamam,  tamam bağlıyorum. Geçen hafta bir film izledim: AŞK YENİDEN

Genellikle hep gençlerin aşklarını konu alan filmlerden sonra 31 yıldır evli olan bir kadının aşkı arayışını konu alıyor. Kadın değil de evli bir kadın olan, hayatı kocası kocasından dolayı, çocuklarından dolayı olmuş bir kadın. Gün geliyor bakıyor ki kendisi yok! Bedeni görünmez! Ruhu hissedilmez! Yapmak istedikleri duyulmaz! Daha da önemlisi bunları merak edip soranda yok. Saklanabilir bir şey olmayan gençlik yaş kemale erince arasanda bulunmuyor. Hadi ona tamam desen, yaşlılığımda kendim için yaşayayım desen de sana gönüllü eşlik edecek koca yok.  Alan almış, aldıklarından mutlu sen diğer yanda – el el üstünde, baş baş üstünde. –  O saatten sonra ya o deveyi güdeceksin ya da o diyardan gideceksin. İşte Aşk Yeniden filminde başrol kadın karakteri canlandıran Merly Streep’in oyunculuğuyla deveyi gütmek ile diyardan gitmek ikilemini yaşayan bir kadının çabasına şahitlik ediyorsunuz.

Hızla geçen hayatın içinde an geliyor hiçbir şeyi net göremez oluyoruz. İşte bu konuda çok büyük destekçi film ve kitaplar. Anları yakalamak, üzerine sağlıklı düşünmek, ölçüp biçmek, sindirebilmek için, kendimize dışarıdan bakabilmek için birebir. Ben de dedim ki; hafta sonu arada derede birer salep yapıp, kocayı yamacına alıp, ekranın karşısına geçip sakin sakin, entrikasız bir şey izlemek isteyenler olursa…

Benden bu kadar, gerisi size kalmış. Son günlerde ona dargınsanız (ki büyük ihtimalle o sebebinden bi haber, gene sıyırdı bizim hatun diye geçiriyordur aklından ), çocukların dersleri varsa, anneniz size gelecekse, alışveriş yapılması gerekiyorsa, temizlik – çamaşır bekliyorsa, …sa, …sa diye liste uzar gider, tercih sizin. ‘’ Salep + koca + film = paylaşmak ‘’ ya da tercih sırasını değiştirerek ‘’ ertelemek ‘’

Not: ‘’ Yeniden Aşk ‘’ naçizane bir öneridir. Maksadım ortadadır.

özgür tamşen yücedal

 
9 Yorum

Yazan: 14 Aralık 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: