RSS

Etiket arşivi: durak

ruhi mücerret ( murat menteş )

   1255172_10151855474677398_2129260190_n

   Yazar ilk sayfaya düştüğü temenni notuna, kitapta yer alan, tamamı hayal mahsulü olan olayların asla gerçekleşmemesini dilediğini yazmış. Ne kadar kabul etmek istemesem de beyinleri reklamlar, tv dizileri, yarışmalarla bulanmış bir toplumun üyesi ve okur olarak benim, yazar için düşeceğim not ise ‘’ Hey(!) yazar kötü haber; birçoğu gerçek oldu, geri kalanlarda olacak. ‘’ olurdu. Hele geçen akşam yaptığımı yazsam kesin tiksinirsiniz benden. Ki ben tiksindim. Gece yastığa kafamı koyduğumda dilimde bir reklam cıngılı vardı. İstem dışı, dur durak bilmeden ‘’ Acıkınca kafan Dominos’a giderrrr! ‘’ diyordu kesilecesi dilim. Kafa nereye, dil nereye, beden nereye? Hadi hepsini kenara koymamam gerektiği halde koyayım, neden Dominos? Sevgili yazar Murat Menteş anlayacağınız ürün reklamları yatağımıza bile girdi. Hatta ve hatta ürünlerden ziyade kendi reklamlarını yapar oldu insanlar.

Bak gene sapağı kaçırdım. Beni bilen bilir; aldım mı sazı elime yazacağım şeyi unutur giderim. Yola Ruhi Mücerret adlı kitaptan bahsetmek için çıkmıştım. Neyse, nereden dönsem kar-dır. İşte karşınızda Ruhi Mücerret:

Ziyadesiyle kahkaha ve bir nebze gözyaşı içeren bu serüvende, trenler gemilere çarpıyor. İstiklala Savaşı, 85 yıl sonra devam ediyor. Şakaklar matkapla deliniyor. Uçaklar düşüyor. Kaybedenler şampiyon oluyor. Ölüler diriliyor. Serseri kurşunlar uçuyor. Ve reklamlar, müşterileri ele geçiriyor.

( arka kapak )

” Hayat nasıl gidiyor? ”

” Yaşayan birine sor. ”

( sayfa 15 )

Bendeniz, Ruhi Mücerret. Yaşayan son İstiklal Harbi gazisiyim. Tarihin dikiz aynasındaki canlı siluet. Tam 100 yaşındayım. Yani, elinizdeki kitap bitmeden kozalak mahallesine taşınmış olacağım. Ve mezar taşıma ‘’ Sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim ‘’ yazdıracağım.

( sayfa 25 )

100 sene nasıl mı geçti? Size şu kadarını söyleyeyim, 1 saniye ile 1 asır arasındaki fark abartılıyor. Ve… öazide kalan her şey kısa sürmüş demektir.

( sayfa 31 )

Evden çıkarken aynaya bakıyorum ve dışarı çıkmaktan vazgeçiyorum. Benimki, aynada görmek isteyeceğiniz türden bir yüz değil. Sünnet derisiyle kaplanmışa benziyor. Sakın yaşlanmaya kalkmayın. Hiçbir eğlencesi yok. Evinizin, siz içindeyken yanmasına benziyor.

( sayfa 47 )

‘’ Şimdi nasılsınız Ruhi Bey? ‘’

‘’ Bomba ile turp karışımıyım ‘’ deyip doğruluyorum.

‘’ Başka bir arzunuz? ‘’

‘’ At, avrat, silah. ‘’

‘’ Efendim? ‘’

‘’ Porsche Carrera, Kate Moss ve Browning HP demek istedim. ‘’

( sayfa 62 )

‘’ Reenkarnasyona inanıyor musunuz efendim? ‘’ Read the rest of this entry »

Reklamlar
 
10 Yorum

Yazan: 19 Eylül 2013 in GÜNLÜK, OKUDUM

 

Etiketler: , , , , , , , ,

GRİ

   Rengim gri bugün… Puslu sabahların grisi gibi. Zifir karanlık gecelerin içindeki sigara dumanı grisi gibi.

    İşten çıktığımda usul usul yağıyordu yağmur. Ve ben usul usul ağlıyordum ıslak kaldırımlarda yürürken. İçimde bir yer kanıyor. Acaba hangi yaram. İçinde kaybolduğum o kadar çıkmaz sokağım var ki. Kendimi daha önce giripte kaybolduğum, tanıdık bir yerde bulmaktan korkuyorum.

   Durağa yaklaşırken tek bir şey geliyor aklıma; durakta bekleyen kalabalık, itiş kakış içinde yok olabilmek. Hiç kimsenin yüzüne bakmadan sığışıveriyorum kalabalığa. Ama içimde yitip gitmeye çalışan kalabalıkla kalıveriyorum, baş başa. Otobüsün buğulu camlarından seyrettiğim sokaklar da herşey çok ağır hareket ediyor. Peki bende ki kalabalık neden bu kadar aceleci?

Puslu sabahlar gibi griyken küs olurum ben herkese, herşeye. Bu akşam da küsüm. Read the rest of this entry »

 
6 Yorum

Yazan: 21 Eylül 2012 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: