RSS

Etiket arşivi: hareket

kastettiğim

Sabahları gözümü açtığım ilk an… Aklımdan geçen ilk şey… Sonrasında ilk yaptığım yoklama… İçimi, dışımı, uyuşan uzuvlarımı yokluyorum. Hele bu sabah ellerim o kadar uyuşmuşlardı ki gözlerimi bile açamadan parmaklarımı eklem yerlerinden hareket ettirmeye uğraşırken aklımdan geçenler ve nihayetinde hareket ettirebilmemin şükürünü fısıldayışım… Ardından bir süre daha hareketsiz kalıp rüyalarımı hatırlamaya çalışıyorum. Rüyalarımdan kalan his genellikle bir koku ya da tek bir an. Sonra resmi olarak, evrenin kabul edeceği kadar uyanmış oluyorum.

Bu sabah da uyandım yani.

Müzik.

Biraz ter atma.

Duşun ardından tekrar pijamalarıma sarınışım.

Pijamalarım üzerimde salona gidip boylu boyumca halıya uzanıp bitsin mi, hiç bitmesin mi karar veremediğim kitabı okumaya devam edişim. Boylu boyunca deyince yanlış anlaşılmasın hepi topu minik bir şey olarak uzanış kastettiğim. Baktım satırlar arasında yuvarlanıp duruyorum ve hiç çıkasım yok, gene boylu boyumca kaldırdım kendimi halıdan. Alelacele elime geçen gömlek, hırka, eşofmanı üzerime takıp çıktım evden. Önce iade ürünler için kargoya uğramam gerekiyordu. Arabayı yıkatmam, gene arabaya yakıt almam, markete ve eczaneye uğramam ardından eve dönüp valiz hazırlamam gerekiyordu.

Ilk olarak kargo… Arabayı kargo şirketinin yakınına parkedip indim arabadan. Üzerinde yürüdüğüm kaldırımın kenarından geçtiği apartmanın hizasından geçerken ben, dördüncü kattan halı silkelemeye başladı yüzünü göremediğim birisi. Halı silkelenirken üzerinden uçuşanlar başımdan aşağı indiler. Kaçmaya fırsat bile bulamadan hem de. ‘’ Yapacak bir şey yok, olacağı varmış. En azından halı beyazdı. Beyaz iyidir.’’ gibi bir şeyler geveledi düşüncelerim. Allahtan o kadarla kaldılar eğer, ‘’ Vardır bunda da bir hayır.’’ virajına girselerdi düşüncelerim yetmez kafamı kesip bırakıverirdim herhalde o kaldırımda. 2018’in en belirgin izi işte bu! O hayırlar, anlam aramalar falan var ya onların tümü yandı. Saldım. Eller havaya durumu… Geçenlerde biri bana ‘’ Sustur şu kafanı!’’ demişti. Söz dinliyorum.

Yeni yıla istinaden dilek sıralaması, dilek panosu, beklenti şeysi de yapmadım. Geçen yıla karşı boş değildim ve yapmıştım en cafcaflısından bir dilek panosu. Dileklerimi simgeleyen fotoğraflar falan kesmiştim, üzerine, kenar, köşelerine simgeleri kelimelere döküp yazmıştım. Açıktım 2018’e karşı. Ne oldu? Yalnızca olması gerekenler sanırım. Peki bu olması gerekenlerin panomda yerleri var mıydı? Hayır? 2018 dilek panomu dürdü! Peki fena mı oldu? Hayır! Aklımı başıma devşirdi. Aklım başımda, gerçekleşmeyen dileklerim çöp kutusundalar. Beklentilerim artık yıllardan değil kendimden yanalar.

Neyse başımda aşağı silkelenen halıda kalmıştım. Elimle hafif bir dokunuşla saçlarımı silkeledim. Içeriye girip işimi halledip çıktım. Ardından benzin istasyonuna gittim. Önce depoyu fulledim sonra araba yıkamacısına girdim. Araç yıkatıp ikisi için ödediğim tutardan sonra ekonomik olarak düzelme beklentilerim de yerle bir oldular.

Yere yığmış olduğum beklentilerimi kaldırmak için yardıma ihtiyacım olacağını sezmiş gibi arkadaşım Yasemin o güzel sarı saçları ve güler yüzüyle gelip aldı, yol üzerinde olmayan Kahve Dünyası’na götürdü beni. Yığdıklarım onunkilerle birleşince kalkmamız çok uzun sürdü. Dönüşümüzde market, eczaneye uğramayı es geçip arabayı istasyondan alıp doğruca eve geldim. Beklentisizdim. Evde yalnız olmamın lüksünü kullanıp önce tuvalete girip işedim. Ellerimi yıkayıp üzerimi bile değiştirmeden oturup kitabı bitirdim.

Valizler mi? Bekliyorlar.

Uyku? Gelecek inşallah. Ama beklemiyorum. Gelirse gelir, gelmezse gelmez. Kendi bilir valla.

Yeni yıl için zencefilli kurabiye de yapmadım. E dilekler de içimde, kağıda dökmedim, gerçekleştikçe yazarım. Öylece saf saf bekleyeceğim gerçekleşmelerini. Onlar biliyorlar zaten gerçekleşecekleri zaman ve yerleri.

Son olarak; kendim için olan tüm iyi dileklerimi iyi niyetlerimle hepimiz paylaşalım isterim.

Sağlık olsun.

Huzurla olsun.

Gelen gideni aratmasın.

Iyilik olsun.

Aşk olsun.

Ağız tadıyla olsun.

Şükürle…

Iyi seneler!

Eyvallah

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
2 Yorum

Yazan: 28 Aralık 2018 in GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

GRİ

   Rengim gri bugün… Puslu sabahların grisi gibi. Zifir karanlık gecelerin içindeki sigara dumanı grisi gibi.

    İşten çıktığımda usul usul yağıyordu yağmur. Ve ben usul usul ağlıyordum ıslak kaldırımlarda yürürken. İçimde bir yer kanıyor. Acaba hangi yaram. İçinde kaybolduğum o kadar çıkmaz sokağım var ki. Kendimi daha önce giripte kaybolduğum, tanıdık bir yerde bulmaktan korkuyorum.

   Durağa yaklaşırken tek bir şey geliyor aklıma; durakta bekleyen kalabalık, itiş kakış içinde yok olabilmek. Hiç kimsenin yüzüne bakmadan sığışıveriyorum kalabalığa. Ama içimde yitip gitmeye çalışan kalabalıkla kalıveriyorum, baş başa. Otobüsün buğulu camlarından seyrettiğim sokaklar da herşey çok ağır hareket ediyor. Peki bende ki kalabalık neden bu kadar aceleci?

Puslu sabahlar gibi griyken küs olurum ben herkese, herşeye. Bu akşam da küsüm. Read the rest of this entry »

 
6 Yorum

Yazan: 21 Eylül 2012 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: