RSS

Etiket arşivi: selam

hayırlısı

ekran-resmi-2017-01-27-23-45-47

Gelir, geçer dediğim şeyler oluyor ki; geçişleri ya çok uzun oluyor ya da geçmiyorlar. Bazen olsa da olur, olmasa da olur dediklerim oluyor ki; olmadıklarında olamadığım. Ya hep ya hiç dedilklerim mesela ‘hiç’ olduğunda hiçliğine tahammül edemediklerim. Çoğunun zarar olduğu şeylerin azıyla yetinemediklerim. Kendimi bir daha olmaz diye düşündüğüm şeylerin tekrarını yaşıyorken bulduğumdaki şaşkınlığım, kendime verdiğim sözleri kolayca bozabiliyor olmam, kendimi yenemeyişlerim. Varımın kendim, zorumun kendimle olması hiç de fena değil aslında.

Sonunu nereye bağlayacağımı hiç bilmeden oturup yazmaya başlamış olmama gelirsem; bu kiminle olan zorum? Dışarısı gecenin zifir karanlığında, köpeklerin havlama sesinde. Ev uyku mahmurluğunda. Yamacında oturduğum mutfak masası sigara kokusunda, mandalina – orkide-ceviz-kayısı komşuluğunda. Halbukî az önce yatağa uzanmış elimdeki kitabın ( Candı Yüceldi Şarabiydi ) son satırlarını okurken uyuyup rüyalar alemine dalacağımı sanıyordum. Insanoğlu işte ne zaman nerede, ne yapacağı belli olmayan mahluk. Hatta kendisinin bile ne yapacağından haberi olmayan mahluk. Insanın en çok kendine yeniliyor olması bu sebepten olsa gerek, kendinden haberdar olamamasından. Vardır elbet çok kontrollü, bir değil adımlar sonrasında nerede olacağını hesap edip orada olmayı başarabilenler. Onlar gibileri gıpta ettiğim dönemlerimi hatırlıyorum, çok geçmiş dönemlerdi. Hesap etmedim, çok kitaba uygun hareket ettiğim de söylenemez ama şu an oturduğum mutfak sandalyesinden bakınca kesinlikle istemediğim bir yerde değilim. Ben hesap etmemiş olsam da benim yerime bunu hesap eden bir düzen olmalı.

Bu evrene salınanlar, evrenden salınıp gelenler, kader vardıy dı, yoktuy du, saçmay dı, değil di, alnımızda yazıyor du, okuyan oluyor, okuyamayan çok oluyor du falan felan davalarında çoğumuz gibi benim de tutturamadığım yerler olmalı. O hayırlısı ne zamansa beklemeye tahammülü kalmamış olanları da tanıyorum. Hiç beklemediği bir zamanda hayırlısı diye kabul edilebilinecek bir olay karşısına çıkanları da. Düşünsenize gerilim filmi gibi; hayatlarımıza dahil olacaklarla, hayatlarına dahil olacaklarımız birbirlerimizden bihaber yaşayıp duruyoruz. Ürkünç. Bir şeyleri değiştirmeye çabalıyorken ha babam de babam boşa kürek sallamak… Su akıp yolunu bulacaksa, buluyorsa akıntıya kendini bırakmak o kadar zor olmamalı. Gençlikte bunun farkına varamamak, bedel olarak ardına baktığında boşa geçmiş vakit yığını görmek… Vardın mı farkına! Iki saniye durdun, aydın diyelim; olduğun yerden keyifle yaşayabilirsen ne âlâ.

Devamında ne olacağını bilemiyor insan! Bilse ki; hayatını değiştirecek bir başlangıcın başında, not eder tarihi saati… Gerçi farklı açıdan bakınca da, başı sonu belli olmayan, ezeli ebedi bir şey oluyor kayıtsız başlangıçlar. 

Tüm bunların farkında, düşüncesinde olan biri olarak tam şu anda diğer yandan dokuz günü daha kalmış sömestr tatilinde çocuğunu nasıl oyalayabileceğini, yarın ne pişirebileceğini, kendisinden sabah spora gitme kararından uyandığında kendisini vazgeçirmemesini diliyorsa şu aciz kadın vay ki ne vay!!! Ben ne diyeyim artık şu Özgür için? Aklıma gelen tek söz:

‘Uçmuyorsam Newton’a saygımdan!’

Haydi eyvallah

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 27 Ocak 2017 in GÜNLÜK, GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

diye

Screen Shot 2014-12-26 at 10.51.58 AM

Günaydın!

Gün aydın olsun. Hava kapalı İstanbul’da bu sabah. Güneş ışınları, bulutların arasından sızabildikleri kadarıyla, ‘ buradayız ‘ dercesine denizin üzerindeler. Balıkçı takaları da var denizin üzerinde, tek tük. Sabah bir bardak demli çay sıcaklığında, bir ‘ merhaba ‘ uzaklığında, kanat çırpışı telaşında…

Ben, ne olursa olsun hep bir penceresi açık olan evde büyüdüm. Evler değişti ama kar, kış hep aralık bir pencere oldu hepsinde. Sonra büyüdüm ben ( fazla değil, azıcık büyüğüm hala ), evlerim oldu. Ve hep aralık bir pencere oldu bu evlerde de. Ezan sesi girsin diye, herhengi bir yerden dilenen güzel bir dilek, bir şükür, teşekkür, dua, selam evime girebilsin kalbime gelebilsin diye. Işık dolsun diye…

Bunu yazıyorum ki; bilin diye, haberiniz olsun diye. Bu sabah yine erkenden kalkıp açtım pencereyi, derin solukla ‘ günaydın ‘ dedim yeni güne. Içinde çokça şükür olan bir selam saldım gökyüzüne. Mucizeler diledim hepimiz için. Yalan yok en çok kendim için. Gülüşüm gizlendi içine sabahın. Buyur ettim, açılan pencereden evimize doldular, tanımadığım ama iyi insanlardan geldiğini bildiğim gülüşler.

Ve diyorum ki, yeni uyandıysanız ya da henüz bir pencere açmadıysanız kalkın açın, derin bir solukta siz çekin içinize. Pencere aralığından evinize, kapanmamış olduğunu umduğum kalp pencerenizden içinize dolsun bizlerin yolladığı gülüşler.

Hayırlı olsun, aşk olsun, sağlık olsun, güzellik olsun… Selam olsun.

Eyvallah!

özgür tamşen yücedal

 
1 Yorum

Yazan: 26 Aralık 2014 in GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: