RSS

Günlük arşivler: 02 Ağustos 2011

HOŞGELDİN ZEYNEP

     

     Üç yıl önce, günlerin birinin içinde, ofislerden bir tanesinde yaşanan tokalaşma, sonraki günlerde atılan bir kaç mail. Tam üç yıl sonra tekrar hatırlanmak üzere hafızalarının bir köşesinde saklanacak olan simalar…

      Zaman; gelir geçer ve Beyoğlu Tünel’de bir masada duruverir; etrafında tesadüfler sonucu biraraya gelenlerin oturduğu, üzerinde bir dergi ve içlerinden birisinin başında ki kovboy şapkası. Tesadüfleri seven aşkın, Berkan ve Seda’nın hayatlarına girişinin kısa özeti.

      Sonra mı? Hep seni beklemişim dedirten, tanıyormuşluk duyguları, kanatlanıp uçma halleri.

      Sonra mı? Berkan’ın kafasında kurup durduğu bütün evlilik teklifi planlarını alt üst eden, sevinç gözyaşlarıyla karşıladıkları; mucizenin haberi nin ardından ”yıldırım nikahı” teklifi…

      Bu tekliften sonra içinde yoğun heyecanların, koşturmaca ve yeniliklerin olduğu zaman geldi geçti, 2011 yılının Ağustos ayının 2. günü, saat 02.07’yi  gösterdi.

      Hep yüreğinin sesini dinleyip, götürdüğü yerlere gitmiş,

      Beyaz güvercinler uçuruyorcasına konuşurken ellerini çok kullanan,

      Karşısındayken, gözlerinden kahkaha sesleri duyduğunuz,

      Sizi de tazeleyebilecek enerji yayan Seda’nın canında can bulan Zeynep, açtı gözlerini dünyaya.

      Hoşgeldi, sefalar getirdi…

O’nu sabırsızlıkla bekleyen; ananesi, babanesi, dedeleri, teyzesi, halasıyla, kocaman bir ailesi var. Bu kadar sevginin içinde, sağlık, huzur, mutlulukla geçecek uzun bir hayat diliyorum; Zeynep’e.

Mucizelerin var olduğuna olan inancımızı bir kere daha tazeledin.

      İyiki doğdun Zeynep!!!

      ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL 

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 02 Ağustos 2011 in ÇOCUKLAR, GÜNLÜK, KADIN & ERKEK

 

ÇOCUK KİTAPLARI

Kendime üstün hizmet madalyası vereceğim; nihayet uzun zamandır aklımda olan ve öteleyip durduğum, Oğuz’un kitaplarını ayıklama işinide bitirdiğim için. Şu okunacak kitapları önceden kontrol etme işi yavaş yavaş beni aşmaya başladı ki; Oğuz’a okunacaklar, Elf’in okuyacaklarını önceden kontrol et derken, benim başucumda biriken kitap sayısı, bütün kitapları alma isteği duyan birisi olarak giderek artmakta.

      Elif’e okumaya başladığım zaman, daha doğrusu O’na okuduğum masalları korkutucu bulunca, kullanılan kelimelerin yanlışlığının farkına varınca başladı, çocukların kitaplarını onlardan önce okuma alışkanlığım. Sonunda da; kelimelerin üzerlerini çizerek yerine kendimce doğru kelimeleri yazmam sonucu kısmen benim yazdığım masalları dinlemeye başladı çocuklarım. Tabi; Elf artık 13 yaşında olduğundan yalnızca yazarlarını araştırmak ve kitaplara üstünkörü göz atmakla yetinmek zorunda kalıyorum.

      Düşünün ki; o masallarda ki çoğu kahraman günümüzde korku filmlerinde karakter olup çıktılar. Abicim; bütün üvey anneler kötü kalpliler midir?, her kırmızı elme zehirli midir?, Bir saç nasıl öyle uzatılır ki benim başıma en büyük derdi açan bu; sürekli ”anne saçlarını rapunzel gibi uzatsana” diyerek, uzayana kadarda elinden düşürmediği çarşafı kafama takmak isteyen dört yaşında bir velet yarattı.

       Ben de; içi: üzeri çizilmiş kelimelerle, ezbere yazılmış masallarla dolu tüm kitapları attım, evden. Bununla bitti mi zannediyorsunuz? Hayır…

      Denden (firarperest( http://denden01.blogspot.com/ )) adlı blog yazarı annenin tavsiyesiye ettiği kitaplardan bir kısmını aldım. İşte bunlardan üç tanesi:

       

KALEBOZAN KARLO

          Tatil öncesine denk gelmesi süperdi. Okuması oldukça keyifli, okurken gelen sorular daha gerçekçi, resimler ödüllü, orjinal. Ayvalık tatili süresince kumdan kale yapmaktan helak olurken; Karlo’nun kulaklarını çınlatıp durdum.

BORULARDAKİ AYI

Açıkcası bu kitapta; beni biraz ürküten bir hikaye anlatılıyor. Evlerin borularında gezinen bir ayı…İnanın bizim evde ki borulardan kafasını uzattığı rüya bile gördüm. Doğal olarak Oğuz’a da yalnızca bir kez okundu…

ISLIK ÇALABİLİR MİSİN JOHANNA?

İşte bu çok güzel olanlar arasında. Biz bu kitabı, iki geceye bölerek okuduk. İkinci gece kitabın son sayfasında Oğuz’un da benimde gözlerimiz dolmuştu. Ota b..a ağlayan benden olan çocuktan ne beklenir ki, hele bir de balık burcuysa!

      Sizleri sıkmamak için fazla uzatmayacağım. Fakat; bu dertten muzdarip olan birçok anne olduğunu bildiğim için yeni keşiflerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Haaa  sizlerde benim gibi, günlük rutinlerinizi içeren küçük masallarda yazabilirsiniz. Ara sıra buradanda paylaşırız, keyifli olur. Bizim kahramanızın adı ”Mavi Kuş”…

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 
3 Yorum

Yazan: 02 Ağustos 2011 in ÇOCUKLAR, GÜNLÜK, OKUDUM

 
 
%d blogcu bunu beğendi: