RSS

Günlük arşivler: 22 Ağustos 2011

DALGALANDIM

 

Dalgalandım da, nasıl, ne zaman durulacağım, bilinmiyor.

   Birkaç gün önce herşey normal, ben sakin, sabırlı, huşuuu içindeydim. Şimdi mi; her an patlamaya hazır bir bomba… İnsana iki gün önce, çok normal gelen olaylar, üzerinden geçen zaman yalnızca iki gün olsa bile birden bire çıldırtıcı, tahammül edilemez hale nasıl gelebiliyor? Melek gibi gördüklerin nasıl, birden seni yoketmeye çalışan birer canavar olabiliyor, gözünde? Dün markette; promasyon ürün tanıtımı yapan kızcağızı, ikinci kere yoluma çıktığında boğasım geldi, bu sabah hastanede hemşireye girişiyordum, az kaldı. Kim ne söylese; küfrediyor sanki. Bıçak geldi bir yere dayandı ama kemik mi, neresi, bilemedim.

  Üstüne üstlük bir de karşımdakilerin yerine kendimi koyarak düşünmeye zorlama, kafamda suçlu ve haksızlığımı kanıtlama  halim var ki, sormayın gitsin. Marketteki kızın tanıttığı üründen dört adet almam, her ne kadar beni duymamazlığa gelerek arkasını dönüp gitmiş olsada hemşireden, o anda çok endişelendiğin için eleştiride bulunduğumu açıklayarak özür dilemiş olmamda bu zorlama hallerinin sonuçları olsa gerek. Ama bu kadar empatide bu bünyeye ağır geliyor.

   Şimdi gene gidesim, susasım var yazacağım, içinde susası, gidesi olmayanımız yok, şükür. Hani şu deve, diyar denklemi var ya ben bu deveyi gütmeye, yani şu dağılma dönemlerimi çabalayıp en az hasarla atlatmaya çalışmaya devam edeceğim, galiba.

    Şimdiii; saat altı gibi Özgür ofisten çıkar, pastaneden, özellikle Belgin’in ikizleri için kaymaklı ekmek kadayıfını, eve uğrayıp Oğuz’u, fırından pideleri alır, kardeşlerin en çılgını Özlem’le buluşup, dostların en dobrasının evine çoluk çocuk yemek yemeye gider. Yemek sonrasında bir semaver çay kondumu balkona, tüttürdünmü birde cigara nasıl olur biliyormusunuz Özgür; ne dalga kalır, ne empati, ne sinir, ne stres. Du bakalım hayırlısı. Dedim ya eğer şimdilik, gitmeyeceksen bu diyarlardan, formüller üretip yeni yollar bulacak, çıkışlar arayacaksın. Öyle karaları bağlayıp, kılıçları kuşanıp oturduğun yerde durmakla olmuyor. İnsanın bir günü bir gününü de tutmuyor. Sevgiyle…

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 

Reklamlar
 
3 Yorum

Yazan: 22 Ağustos 2011 in GÜNLÜK, İNSANOĞLU

 
 
%d blogcu bunu beğendi: