RSS

Etiket arşivi: daha

özetle: kirlenmek güzeldir!

safe_image.php

Omo’nun yeni  reklamı ( ki, eskileri ve diğer reklamlardan farklı değil ):

Çocuk ” dayaklık ” denen cinsten,

Lekelerin tek yıkamada yalnızca deterjanla çıkıyor olması ‘’ ufak at civcivler yesin’’ cinsinden…

Tıpkı iki haftada kırışıklıkları yok eden kremler, tek dokunuşla en kısa tüğleri alan uyduruk ağdalar ( gözünü seveyim çamsakızı ağdanın ), önüne konulanı ‘ gık ‘ demeden yiyen çocuklar, anında kıç dibinde biten sigorta şirketleri, güler yüzlü kasiyerler, sürekli gülümseyen insanlar, havalarda uçuşan paralar, müşterisinin yollarına kırmızı halı seren bankalar, pazardan domates alacakmış gibi ev almaya giden aileler, kamu spotlarını destekleyenler, musmutlu gençler, grand tuvalet temizlik yapan ev hanımları, göğsünün altına sıkıştırdığı havluyla işe giden  ( iğrenç ) kadınlar, içtiği içecekle kanatlanan herifler, kahveyle kendinden geçenler, dondurmayla orgazm olanlar, çırılçıplak fıstık toplayan herküller…. daha hangi birini sayayım?

Özetle reklamlardaki hayatımız palavra!

Peki ya gerçek hayatımız:

Trafikte ölü geçen vakitler, bir türlü denkleştirilemeyen paralar, hiçbir şeyden mutlu olmayan gençler, kazadan sonra düzenlenemeyen raporlar, üniversitelerde gaz bombası yiyen gençler ( geleceğimiz ), bankalarda – metrobüslerde beklenen sıralar, ağlayan çocuklar, bitmeyen ev işleri, çamaşır suyu lekeli ev giyisileri, iş yerinde yaşanan ayak kaydırma oyunları, bir türlü bitmeyen borçlar, telefonla aramaktan usanmayan tacizci banka santral memurları, aldatan karılar – kocalar, gelmeyen emeklilik, gidilemeyen tatiller, gidildiğinde ızdıraba dönen tatiller, kuruyan – dökülen saçlar, kuruyup pörsüyen cilt, burnunu – şeyini kaşıyan herifler, kıllı kollarıyla çiğ köfte yoğurup lahmacun yapan herküller, entel gözükmeye çalışan kör cahiller…. daha hangi birini sayayım?

Özetle ” Kirlenmek Güzeldir. Yaşamak daha da güzeldir. ”

özgür tamşen yücedal

NOT: Aşağıdaki parçanın yukarıda yazılanlarla bağlantısı yoktur, aramayanız! Bu yalnızca kız kardeşimin güne dans ederek başlaması içindir!

 
 

Etiketler: , , , , , , , , ,

sonsuza kadar…

Her günle bana verilmiş olan bu dünya yaşamı için şükrediyorum.
Aklım, bedenim ve yaşamım için şükrediyorum.
Şifa bulmak, vermek ve aydınlanmak için olan arzuma şükrediyorum.

Benliğimi ilahi sistemin benliğine bırakıyorum.
Akışa direnmeden kendimi bütünün hayrına teslim ediyorum.
İlahi bilgiyi taşıyan ışığı ve bu ışıkla çevreyi aydınlatmayı seçiyorum.

İnsanları affetmeyi ve onları sonsuz bir şekilde sevmeyi seçiyorum.
Kendi varlığımı ve ilahi bilgeleri, bilgelikleri onurlandırıyorum.
Değişimi seçiyorum ve değişime güveniyorum.

Ey Yaratıcı, bana verdiğin ruha ve bedene rehberlik et.
Sade bilgelikle dolup bu bilgeliği yaymaktır isteğim.
Her güne, bedenim ve ruhum sevgi saçarak daha güçlü başlasın.

Saf olmayan her şey zihnimi, kalbimi ve bedenimi terk etsin.
Bedenimin her hücresi, varlığımın her zerresi bilgelik ile dolsun.
İlahi aşka, bilgiye, aydınlığa kavuşmaktır dileğim.
Kendi derinliğimi, içindeki güzelliği ve yaradılışımdaki hakikati bulayım.
Varlığım tüm varlıkların hayrı için evrensel sevgi ve ışıkla aydınlansın.

Şu andan itibaren sonsuza kadar,
Şu andan itibaren sonsuza kadar,
Şu andan itibaren sonsuza kadar.

Alıntı: Buradan!

 
Yorum yapın

Yazan: 20 Aralık 2012 in GENEL

 

Etiketler: , ,

HEYHATTTTTT

BAŞKALARINI ANLAMAK, TANIMAK İÇİN GÖSTERDİĞİMİZ SABRI KENDİMİZİ TANIMAK İÇİN GÖSTERSEK DAHA ÇOK YOL KATETMEZ MİYİZ? İKİNCİSİ İÇİN NE KADAR ÇOK ZAMANA İHTİYACI OLDUĞUNU FARKEDİNCE İNSAN, İLKİ İÇİN HARCADIĞI ZAMAN VE ÇABAYA NASIL DA ACIYOR!

ŞİMDİ, HALA TATİLE ÇIKAMAMIŞ, YAKIN GELECEKTE ÇIKABİLECEK GİBİ GÖZÜKMEYENLER İÇİN:

” HEYHAT! YENİ VE BİRBİRİNİN AYNI HAFTALARDAN BİRİNİN DAHA İLK GÜNÜDÜR! GÜNLERİMİZ AYDIN OLSUN. SAĞLIK OLSUN.”

 
Yorum yapın

Yazan: 16 Temmuz 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

ELVEDA

  

  Ayrılığın her türlüsü zormuş gerçekten. Onunla takribi otuz yıldır beraberdik. Aldığım her solukta, yediğim her lokmada, içtiğim her yudumda benimleydi. Tüm zevkleri beraber yaşadığımız gibi acıları yaşarken de beraberdik. Bundan sonra beni bekleyen zevk ve acıları onsuz yaşayacak olmak ne kadar zor gelse de artık bitirmeliydik. Çünkü bunca zaman sonra ızdırap vermeye başlamıştı bu birliktelik.

   Geçen hafta Çarşamba günü bacaklarımda hissettiğim sızıyla uyandım. Pencereden dışarıya baktığımda puslu, yağmak için bekleyen bulutları görünce sebebi belli oldu sızımın. Ama kalkıp hazırlanmaya mecburdum. Söz vermiştim. Ilık bir duştan sonra üzerime rahat bir şeyler geçirip çıktım evden. Şanslıydım. Trafik akıcıydı o gün. Etrafa bakan gözlerimdeki hüznü silemiyordum. Ayrılığımızın randevusuna gidiyordum ve planlamıştım. Bitmeliydi. Aracımı Nişantaşı’nda ki uzun binanın otoparkına bırakıp onüçüncü kata çıktım. Zili çaldım. Açılan kapıda beni karşılayan güler yüzlü kıza hissettirmemeye çalıştım elimden geldiğince ama buruktum işte. Kime, nasıl anlatabilirdim ki… Ve vakit geldi. Odada bulunan uzun koltuğa oturduktan on beş dakika sonra bir daha birleşmemek üzere ayrıldı yollarımız azı dişimle. Artık yok.

                                 ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 
1 Yorum

Yazan: 25 Nisan 2012 in GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , ,

ANLAR

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…
Ölüyorum…

Jorge Luis Borges

 
2 Yorum

Yazan: 29 Şubat 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: