RSS

Etiket arşivi: facebook

36

KKMM8

Aydınlık günler olsun!

Soğuk havalar kokar mı? Nedense bana odun ateşi kokusu esiyor, çıtır çıtır olanından.

Kiminiz ne olduğunu biliyor, kimileri farkında değil, kimileri umursamıyor, kimileri ise benim gibi bir haltlar döndüğünü çakmış ama nedir diye sormuyor.(dum) Son günlerde feys bukda ne düşünüyorsun kutucuğuna yazılan numara, garip isimlerden bahsediyorum.

Meğerse kadınlar meme kanserine dikkat çekmek için yeni (yine) bir hareket başlatmışlar. Bir ara kıçlarındaki donun rengini yazıyorlardı. Sonra yemek isimlerini kullanarak şifreli bir şeyler yazdılar galiba.

Meme kanserine karşı bilinçlenmede, dikkat çektirmede nasıl bir yardımı olacağını aklım kesmiyor.

Amaç memeli olduğumuzu hatırlatmaksa: aynaya baktığımızda, yatakta yüzüstü uzandığımızda, çantamızın askısını boyundan asıpta askı aralarına girdiğinde, takkeler sıktığında, sevgilimiz ellediğinde, bebeğimiz acıktığında, adetimiz yaklaşırken, soğuktan ürperince… hep, her an aklımızda değiller mi zaten?

Yok  gün gelip hastalanabileceklerini hatırlatmaksa amaç, şifreli yazmak yerine:

‘’Arada memenizi yoklayıverin.’’

‘’Yoklama günü!’’

‘’Bugün elleyen var mı?’’

‘’Eline gelen sert mi?’’ gibi hedef odaklı sorular yazılsa daha etkili olmaz mı?

Son yıllarda kadınlar arasında yaygın olarak görülen bir diğer sağlık sorunuda rahim kanseri! Benim tahmince yakın zamanda rahimli kadın kalmayacak.  AKP şu kadar doğur, bu kadar kullan, sakla, aman yasak, aman ayıp dedikçe yaradan kızıp

’’Size ne oluyor yahu ben onu sahibine emanet ettim zeten. İşte verdiğim gibi alırımda.’’ demiş olacak.

Ama gün gelir

‘’Siz erkekler kadınlardan sonra kendi elinizdekiyle uğraşmaya başlayın onu da alayım, görürsünüz!’’ derse toptan yandığımızın resmidir ona göre!

Ama asıl bu konuda bilinçlenmeye – bilinçlendirmeye, hatırlatmaya, dikkat çekmeye kalkarlarsa bu feys buk kullanılıcıları, ne düşünüyorsun kutucuğuna ne yazacaklar, çok merak ediyorum.

Bak tüm gün takılacak aklıma şimdi; ne yazmalı? Ne yazmalı?

Hadi hadi saat kaç olmuş. Ben kaçar. Daha meme kontrolü yapılacak!

Gün aydın, havanız yerinde olsun!

36

özgür tamşen yücedal

 

Reklamlar
 
4 Yorum

Yazan: 03 Ekim 2013 in GÜNLÜK, KADIN & ERKEK, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , ,

2 ihtimal

   Bir Alman Yahudi’si, eşiyle konuşurken: 2 ihtimal var, diyormuş; beni ya askere alırlar ya da almazlar. Almazlarsa mesele yok. Alırlarsa 2 ihtimal var; ya cepheye gönderirler ya da geri hizmetinde kullanırlar. Geri hizmetinde kullanırlarsa sorun yok. Cepheye yollarlarsa 2 ihtimal var; ya ölür ya da sağ kalırım. Sağ kalırsam sorun yok. Ölürsem 2 ihtimal var; ya sabun yaparlar ya da kâğıt. Sabun yaparlarsa sorun yok. Kâğıt yaparlarsa 2 ihtimal var; ya gazete ya da tuvalet kâğıdı yaparlar. Gazete yaparlarsa sorun yok. Tuvalet kâğıdı yaparlarsa işte o zaman boku yedik.

Peki, bizim önümüzde ki ihtimaller!

   2 ihtimal var: Demokratik bir ülkede ya da Türkiye’de dünyaya geldin diyelim. Demokratik bir ülkede dünyaya geldiysen sorun yok. Eğer Türkiye’de dünyaya geldiysen? Sonrasın da olabilecek ihtimallerin hepsini düşünüp duruyorum ve bakıyorum her halükarda tuvalet kağıdı olmaktan başka son göremiyorum.

   Bir de Melih Aşık’ın geçen Cumartesi ( 05.05.2012 ) Milliyet’te yazdığı seçenekler var tabi. Ki sonucu benimkinden hiç farklı olmayan. Diyor ki: ‘’ Bizim memlekette hayat çok kolay olabilir aslında… Okumayacaksın, düşünmeyeceksin, hiçbir şeyi sorgulamayacaksın… Yapacağın iş basit, Erdoğan’ın beğendiğini beğenecek, beğenmediğini beğenmeyeceksin… O kadar… ‘’ Sonuç: Hepimiz basit yaşamayı seçmiş gibi değil miyiz?

  Hele geçen facebook ta bir paylaşım vardı, tüylerim ürperdi. Başbakanımızın üç çocuk tavsiyesine karşılık yazılmış bir şey: ‘’ Sen üç çocuk yap. Koyun olursa güderiz. Adam olursa sakın korkma darağacında asarız.’’ yazmışlardı. Soruyorum size: ‘’Bu tarih kaç tane Deniz, kaç tane Yusuf, kaç tane Hüseyin taşıyabilir? Peki düşündüğü, yazdığı, konuştuğu, görevini dürüstçe yaptığı için hapsedilmiş kaç kişinin ayıbını örtebilir? ”

   Gelecek nesillere, çocuklarımıza hesap verecek olmanın endişesi, yazılan tarihe istemeden de olsa mecburen ortak oluyor olmanın vicdani ağırlığı çok rahatsız edici değil mi? Bunu hak edecek ne yaptık acaba? Ya da bu vebali ödememize sebep olacak kadar büyük bir hatayı ( hataları ) büyüklerimiz nasıl yaptılar?

   İşte alın size haftasonunuzu renklendirecek bir sürü soru işareti. Aslında pek çoğumuzun aklından hiç çıkmayan soru işaretleri. Benim ki, kurumuş boka su dökmek misali bir şey oldu. Olsa da olmasa da burada işte…

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 
Yorum yapın

Yazan: 11 Mayıs 2012 in GENEL, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: