RSS

Etiket arşivi: olsun

dünyanın 7 gerçeği

1) Gözünüzün içine sabun süremezsiniz.

2) Kendi saçınızı sayamazsınız.

3) Diliniz dışarıda iken burnunuzdan nefes alamazsınız.

4) Biraz önce 3. şıkkı denediniz.

5) Denediğinizde başarılı olduğunuzu gördünüz. Ama küçük bir köpek yavrusu gibi görünüyorsunuz.

6) Şu an gülümsüyorsunuz.

7) Bunu kime yapabilirim diye düşünüyorsunuz.

Dilerim güzel bir hafta olsun. Dil dışarıda, içeride, köpek gibi görünür, görünmez ama gülümseyerek geçsin. Sevgiyle…

özgür tamşen yücedal

not: Şükrü Kızılot’un 14.04.2013 tarihli köşesinden alıntılayıp hafif değişiklik yaptım.

AÇINNNNN SESİ

Reklamlar
 
4 Yorum

Yazan: 22 Nisan 2013 in GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

HEYHATTTTTT

BAŞKALARINI ANLAMAK, TANIMAK İÇİN GÖSTERDİĞİMİZ SABRI KENDİMİZİ TANIMAK İÇİN GÖSTERSEK DAHA ÇOK YOL KATETMEZ MİYİZ? İKİNCİSİ İÇİN NE KADAR ÇOK ZAMANA İHTİYACI OLDUĞUNU FARKEDİNCE İNSAN, İLKİ İÇİN HARCADIĞI ZAMAN VE ÇABAYA NASIL DA ACIYOR!

ŞİMDİ, HALA TATİLE ÇIKAMAMIŞ, YAKIN GELECEKTE ÇIKABİLECEK GİBİ GÖZÜKMEYENLER İÇİN:

” HEYHAT! YENİ VE BİRBİRİNİN AYNI HAFTALARDAN BİRİNİN DAHA İLK GÜNÜDÜR! GÜNLERİMİZ AYDIN OLSUN. SAĞLIK OLSUN.”

 
Yorum yapın

Yazan: 16 Temmuz 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

BİTTİ!

Beklentiler denizinde boğulduğum bir gün daha bitti. Demek ki, kendine yetmeyi böyle böyle öğreniyor insan. Çalan bir telefonla, atılan bir mesajla anlam yüklenebiliyor hiç ummadıklarına, anlamını kaybediyor hiç ummadıkların. Ama olsun bu da geçer, güneş doğar, biz çiçek oluruz, güzel oluruz, devran döner, yaşayan anlar yaşayanın halinden.

SBS hayırlısıyla bitti. Sınav heyecanını, stresini atlatan tüm öğrencilerin, ana, babaların gözü aydın olsun. Hepsinin hakkında hayırlısı olsun. Neşe olsun, huzur olsun, en önemlisi sağlık olsun. Gerçi bizim kızdan bir uçtu pir uçtu heyecan; şu saatte ben pelte gibi balkona oturmuş bu satırları yazarken bizimki partiliyor. Sefaları olsun. Çok çalıştılar. Yaşlarına çok ağır gelecek şeyler yaşadılar. Ama her şey gibi bu da bitti. Read the rest of this entry »

 
Yorum yapın

Yazan: 09 Haziran 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

?????

 Öncelikle herkese, hepimize iyi bir hafta ( haftalar ) diliyorum. Yazıyı sonlandırırken bir daha dileyeceğim ama ne kadar etkili olur, tartışılır. Neden mi? İşte benim nedenlerim:

1) Beynimiz bu kadar soruyla nasıl baş edebiliyor? Beynim almıyor. En yakını dün mesela, kafamdan geçenleri düşününce akıl alınası gelmiyor. Güne gözlerimi henüz açmışken başladı zavallı. Hani hava güneşli olacaktı, bu bulutlarda nereden çıktı? Markete ben mi gitsem acaba? Annemler kahvaltıya gelecekler mi? Neler eksikti? Keşke aklıma geldiğinde not alsaydım. Oğuz’u beraberimde götürsem mi? Derken derken öğle saatleri yaklaştı ve aralıksız devam. Çiçekleri hangi saksılara diksem. Bostan dikenler nasıl baş edebiliyorlar bu işle? Herkesin karnı acıkmaya başladı, ne yesek acaba? Uykum geldi, uyursam akşam uykusuzluk çeker miyim? Dergilere mi baksam yoksa kitap mı okusam? … Hiç durmadı sorular, yatma vakti yaklaştı. Bu survivora katılanlara neler vaat ediyorlar acaba? Televizyon yayınları bir gece dursa, başımıza gelen hiçbir halt için ayaklanamayan bu insanlar ayaklanırlar mı? Nihayet yatağa gireceğim ki; Yüzümü temizlemeden yatsam bir şey olur mu? Bir saat daha takılsam mı? Uykuya yorgun argın teslim olmak ne kadar güzel.

2) Yapılan son zamlarla nasıl baş edeceğiz? Halkı alet ederek haksız kazanç, güç sağlayan herkese lanet olsun.

3) Trafikte takip ettiği sol şeridi para verip satın almışçasına, tali yolda gider gibi araç sürüp trafiği tıkayanları araçlarından indirip, gidecekleri yere kadar yürütesim var. Hâlbuki biz Türk halkı parasını vergilerimizle ödediğimiz halde yılar yıllardır ne şu boğaz köprüsünü ne de otobanları satın alamadık. Ödeme yapmaya hala devam ediyoruz.

4) İşe gelirken yaz için tadilat yapılan evleri görünce geldi aklıma keşke bizlerde sezonu geçen, yorulan, eskiyen yerlerimizi tuğla çimentoyla yenileyebilseydik.

5)Tanrının yarattığı şu bedeni sağlıklı olacam diye spor yaparak yorup durmak, otla beslemek nereye kadar?  Yerimizden kımıldamadan yaşayıp önümüze geleni yiyelim de demiyorum fakat böyle yaşayıp hayatları boyunca kilo problemi yaşamayanlarrrrr. Nasıl yahu?

6) Çocuklar için oradan oraya savrulup, hafta sonlarını peşlerinde harcamak çoktan seçmeliye tabi olamaz mıydı? Şımartmakla yoksun bırakmamak arasındaki dengeyi sağlamak daha kolay olamaz mıydı?

7) İnsanlar dünyayı, dünya mı insanları yok ediyor?

8) Alışverişin sonu var mı? Marketten alınan yiyecekler nasıl bu kadar çabuk bitiyor ve biz her hafta markete gitmek zorunda kalıyoruz?

9) Bu tablet eğitim saçmalığının sonu ne olacak? İleride okumaya, yazmaya gerek kalmadan damar yoluyla verecekler eğitimi. Şimdi televizyon ve tabletlerle idare ediyoruz.

10) Önümüzdeki yıllarda, yapılan ayrımcılığın sonucu olarak ayrı eyaletlerde mi yoksa sığınaklarda falan mı yaşamak zorunda kalacağız?

   İşte bunlar dün düşünülenler. Cumartesi ise apayrı sorular, endişeler, şaşkınlıklarla geçti gitti. Bir de Oyun Atölyesinde sahnelenen ‘’ Antonius ile Kleopatra ‘’ adlı oyunu izledik. Şahaneydi. Bu sezon neredeyse iki haftada bir oyun izledik. İzlediklerimiz arasında kostümünden, müziğine, oyunculuklarından, sahnesine her şeyiyle dört dörtlük olanı sanırım bu oyundu. Kaçırmayın derim. Oyun bahanesiyle Anadolu yakasına geçmişken Çiya’da gözü dönmüşçesine Hatay yemekleri yemek, çıkışta Ali Usta’da dötümüz donsa, dudaklarımız uyuşsa bile dondurma yemek farzdı tabi.

   Bütün bu kafa karışık ve yorgunluklarının ardından, içinden hepinize tekrar iyi haftalar diliyor ve huzurlarınızdan ayrılıyorum. Sevgiyle kalın.

 Oyundan:

 Kleopatra: Pekâlâ, madem gerçekten âşıksın, o zaman, ne kadar, onu söyle. 

Antonius: Ölçülebilen aşk zavallı aşktır.

                                                                                                                                       Kleopatra: Peki, ya ben ölçmeye kalkarsam?

Antonius: O zaman, kendine yeni bir dünya bulacaksın.

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 
 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: