RSS

Diyorlar ki, yenilmişiz

29 Mar

Diyorlar ki, yenilmişiz.

Diyorlar ki, ölümü savunanlar, ölümü avuçlayanlar, ölümü zehirli tohumlar gibi hayatımıza saçanlar kazanmış.

Raggiani, ‘ Kurtlar şehre indi ‘ diyor şarkısında.

Biz, hayatı savunanlarız.

Biz, hayatı ölmeyi bilerek savunanlardanız.

Bahardır bizim müttefikimiz.

Ölümden korktuğumuzdan değil yaşadığımız, biz savaşmayı sevdiğimizden yaşarız.

Yaşamaktır savaşımız.

Bir nakış işler gibi, her ilmeğine kendimizden bir şey katarak yaşarız.

Diyorlar ki, yenilmişiz.

Diyorlar ki, sahipsiz ölülerimizin kanlıları zafer yürüyüşleriyle geliyorlarmış.

Diyorlar ki, dağılmış ordularımız.

Diyorlar ki, her cephede bir hüzün, her cephede bir yenilgi varmış.

Diyorum ki, yenilmedik.

Toy kısraklar gibi oynak bahar sabahları hayatımıza koşarken ne yenilmesi, bu çıldırmış erguvanlar her yana dağılırken kim yenebilir bizi.

Şu gülümsemeleriniz. Dilinizin ucuna geliveren şiirler. Mırıldandığınız şarkılar.

Kır kahveleri, kıpıpr kıpır bir şeyler içinizde, taze ot kokuyor her yan, birisi size sizi sevdiğini söylemeye hazırlanıyor.

Kahkahalardan atlarımız, yapraklardan cephanemiz, neşeden ordularımızla yürürüz cepheye.

Ölümü taşıyanlara karşı hayatı biz yaşayarak savunuruz.

Onlar kalın parmaklarında ölümü taşıyorlar, sırtlarında öldürdüklerinin hayaletleri, her gülümsemeyi ezmek istiyorlar, aşağılıyorlar aşklarınızı, zekice her nükteden nefret ediyorlar, hayat en büyük düşmanları.

Onlar öldürdükleriyle ölen ölüler.

Biz, hayatı savunanlarız.

Yaşayanlarız biz.

Işıklı sabahlar, çiçekli ağaçlar, tebessümler, kekik kokuları, deniz kıyıları, dudağımızın kenarında taşıdığımız öpüşmeler, imalı şakalar, alnımızda hissettiğimiz ince rüzgar, ihtiyar kayıkçının selamı, çırılçıplak yüzen çingene çocukları, bahar akşamları bizim müttefiklerimiz.

Kalabalığız.

Güleriz biz, sevişiriz, çocukların başlarını okşarız, en oymalı ıslıkları biz çalar, en demli çayları biz içeriz.

Kaç pusudan geçtik, kaç çatışmadan çıktık.

Ne aşktan selamımızı kestik, ne sevişmelerden vazgeçtik.

Diyorlar ki, yenilmişiz.

Diyorum ki, yenilmedik.

Yaşamaktır zaferimiz.

Biz hayatın cesur yolcularıyız, bir yere varmak için değil yolculuğumuz, biz yolculuğu sevdiğimiz için yoldayız.

Hayatın ölüleri onlar.

Hayatı öldürdüklerini sandıklarından sevinçle bağırıyorlar.

Hayatın yaşadığını göstermeliyiz onlara.

O buyurgan bakışlarının nasıl donuklaştığını, zafer yürüyüşlerinin nasıl dağıldığını, cinayetleriyle övünen seslerinin nasıl titrediğini seyredin sonra.

Şimdi yaşamanın, hayatı yaşayarak savunmanın tam zamanı.

Gülmenin zamanı şimdi.

Kederleri, hüzünleri usulca koynunuza alıp saklayın.

Yenildiğimizi söyleyenler kulak vermeyi bırakın.

Biz yenilmeyiz, biz ölür, asılır, hapse atılır, mahkemelerde yargılanır, işsiz kalır, işkence görür, kurşunlanır ama yenilmeyiz.

Hayatı savunanlarız biz.

Ölümden korktuğumuz için değil yaşadığımız, biz savaşmaktan hoşlandığımız için yaşarız.

Çilek reçelini kaynatmakta savaşlarımızın bir parçasıdır, bir türküye eşlik etmek de.

Baştan aşağı günah kesilmek de savaşımızın bir parçasıdır, bir yoksul için gözlerimizin dolması da.

Biz günah işlerken bile masum kalabilenlerdeniz.

Ölümle övünmedik çünkü biz, kimseyi öldürmedik, korkutmaya çalışmadık kimseyi, kadınların gözyaşlarında bizim payımız yok, cinayet emirlerinin altında bizim adımız yazmıyor, katilleri insanların peşinden biz göndermedik.

Toprağı insandan daha kutsal bulmadık biz.

Güçlüye tapınmadık.

Sevdiklerimiz zaaflarıyla sevdik, zayıflıklarıyla sevdik.

Ne ağlamaktan korktuk, ne gülmekten.

Hayatı bir nakış işler gibi her ilmeğine kendimizden bir şey kayarak yaşadık; hayatı güzel bulmadık, hayatı güzel yapmaya uğraştık.

Diyorlar ki, yenilmişiz.

Diyorum ki, yenilmedik.

Gülmeyi, şakalaşmayı, sevişmeyi bilenleriz, aşıkların karşısında başını eğip berduşlarla dertleşenleriz.

Erguvanlar bizim için açar, deniz bizim için deniz kokar, güneş her sabah bizi selamlamak için çıkıp gelir, akşam yağmurları bizim içindir.

Diyorlar ki, yenilmişiz.

Diyorlar ki, geliyorlarmış.

Diyorum ki, yenilmedik.

 

Ahmet Altan ( Ve Kırar Göğsüne Bastırırken )

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 29 Mart 2014 in OKUDUM, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: