RSS

Günlük arşivler: 07 Ekim 2011

HERKES GİDER Mİ? 6 – 7

Kendimi birden gece alemlerinin içinde buluverdim; ne aradığımı, neyden kaçtığımı bilmeden, Nesrin. Hiç birşey, hiç kimse iyi gelmedi, paylaşıp azaltamadı sensizliği. Terapilere gidip, antideprasanlar kullandım. Az kitap okuduğum konusunda eleştirirdin ya, okudum. Bu sefer de sen değil sensizlik vardı be Nesrin. Olmadı işte, beceremedim.

Geçen gece, kendimi beraber gittiğimiz meyhanenin kapısında buluverdim. Asmalı’da ki küçük meyhane. İçeriye girip, köşedeki masaya oturdum. Rakıyı masaya getirdiklerinde, servisi kendim yapmak istediğimi söyledim. Bardağıma önce buzları koydum, ardından suyu ağır ağır ilave etmeye başladım. Her seferinde, bir çocuk merakıyla, mucizeye tanıklık edercesine izlerdin, buzların rakının içinde eriyip gidişlerini.

Beni avutacak birşey bulmaya geldim aslında, buraya. Avutacak, suskunluğu bozacak, bozabilecek birşey bulurum diye. Hayat gerçekten zorla yaşanmıyor. Özgür bırakmalıyım. Kalbimin kapısını açıp gitse bu acı. Hesapları kapatmalıyım artık, seninle değil kendimle olan hesaplarımı. Dediğim gibi; öfke, kırgınlık yok içimde, sadece suskunluk.

Yara aldı ve sönmeye başladı ruhum, adeta. Ama bu, sana duyduğum sevgi ve güveni yok etmiyor. Etmeyecek. Anladım ki bir yerlerde olduğunu, nefes alıyor olduğunu bilmek yetecek…Sen, benim sığınabileceğim limanım olacaksın.

Bazı sabahlar; gitti zannediyorum. Ama arkamı döndüğüm bir an da, bakıyorum ki orada, olduğu gibi duruyor yokluğun. Bir gölge gibi takip ediyor, beni.

Bak Nesrin, en sevdiğin parça çalıyor. Hani sarhoş olmaya başladığında, bir şey dalgalanıyor gibi hissedersin ya içinde…Sanki aylardır, bu parçayı duymayı bekliyormuş gibiyim. Kendiliğinden bir tebessüm belirdi dudağımın kenarında. Beni avutması için, sen mi yolladım bu parçayı? Bilmediğim uzak bir yerden. Teslim oluyoruz kalbim ve ben; açıyoruz kapılarımızı, hüznün gitmesi için.

 

 

HERKES GİDER Mİ? 7


İki aydır, günlerimin büyük bölümü, evde ve bahçedeki tadilat işleriyle uğraşarak geçti. Tesisatta yapılması gereken değişiklikler, korniş eklentileri, beyaz eşya eksiklerinin giderilmesi falan derken hayli yoğun geçti günlerim, anlayacağın. Dergiye yollayacağım yazılara, yalnızca geceleri vakit ayırabiliyorum. Gerçi eskiden yetmeyen geceler, şimdilerde daha uzun, adeta. Read the rest of this entry »

Reklamlar
 
 
%d blogcu bunu beğendi: