RSS

Günlük arşivler: 03 Ocak 2013

aniden!

602715_10151325176767398_1000268714_n

Aniden gelen bir boşluk hissi, baş dönmesi… Düğmeye basarak içinde bulunduğum solaryum makinesini kapattım. Telaşla kapısını açtım. Vücutta hissedilen ani durum değişikliklerinde yapılacak ilk iş olarak aklımda kaldığı şekilde dizlerimin üzerinde yere oturdum. Bütün organlarım acil durum alarm komutu almışçasına, ağzımdan çıkmaya çalışıyor gibiydiler. Üzerime bir şeyler giyebilmek için kalmaya çalıştığım denemelerimde başarısız oluyordum. Derimin üzerindeki her gözenekte ter damlacıkları oluşmaya başlamıştı. Aklımdaki tek düşünce; ölüyor olduğum ve çaresizliğimdi. Tasarım harikası bedenim karşısında tamamen çaresizdim. ‘’Aniden öldü’’ dedikleri kişiler bu şekilde ölüyor olmalılar. Aniden. Hiçbir şey yapamadan.

Tüm bunlar olurken kapının diğer yanında telaşlı sesler geliyordu kulağıma. ‘’ Özgür Hanım! Özgür Hanım! İyi misiniz? Kilidi açıp içeriye gireceğiz. ‘’. İniltiye benzer çıkan sesimle ‘’ Çıkacağım.’’ dedim galiba. -Can havli- dedikleri, o sırada bulabildiğim son güçle doğrulup üzerime bir şeyler geçirdiğim halim benzeri bir hal olsa gerek. Elle tutulur, somut bedenim debelenip duruyor, aklımda sürekli aynı düşünceler koşturup duruyorken tüm bu olup biteni sakince seyreden başka biri vardı sanki etrafımda. Sakin, ’’ teslim ol, bırak kendini.’’ diyen. Bunların arasında korktum mu tam hatırlamıyorum. Ama hayatım film şeridi gibi falan geçmedi gözlerimin önünden. Artık biliyorum ki; bir gün bu şekilde ölürsem bunları düşünmeye pek vaktim olmayacak. Aniden oluverecek.

Üzerime pardösümü geçirmiş halde kilidini çevirdiğim kapıyı açtım. Hemen kapı ağzında duran koltuğa oturdum. Sinirlerimin bir şalteri varsa işte o an biri indirdi o şalteri ve hıçkırarak ağlamaya başladım. Yalnız olsaydım sanıyorum uzunca bir süre ağlardım. Çünkü biriken her şeyi gözyaşlarımla akıtabilecekmişim, akıtıp onlardan kurtulabilecekmişim gibi hissettim. Bileklerimi kolonyayla ovan, dilimin üzerine kesme şeker yerleştirmeye çalışanların telaşını görünce kendimi unutup onları sakinleştirmeye çalışır buldum kendimi. Bir de Belgin’i istedim. Kucaklayıp götürsün istedim beni oradan. Aramayı denedim ama telefonumu bulamadım. Telefonumu bulamamış olmamın bir sebebi olduğuna inandım, vazgeçtim. Ararsam O’nu da gereksiz telaşlandırmış olacaktım. Biliyorum çünkü telaşlanırdı.

Dakikalar geçtikçe daha düzeldim. Olabildiğimce. Eve döndükten sonra kendime salakça görev addettiğim kalan işleri de halledip yattım. Akşam tutulması gereken sözümü tutmak için kalkıp tiyatroya gittim. (Muhteşem oyunun adı: ‘’ Profesyonel ‘’ ) Ertesi gün aksamaması gereken programa uyarak arabaya atlayıp Alaçatı’ya kadar sürdüm. ( Annemle geçirdiğim çok keyifli bir yolculuktu. )

Alaçatı’ya vardıktan sonra Read the rest of this entry »

Reklamlar
 
8 Yorum

Yazan: 03 Ocak 2013 in GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: