RSS

Etiket arşivi: doğum

Ödev

Uzun zaman oldu. Umuyorum her şey yolundadır. İçinde geçtiğimiz, görünene göre daha da sürecek olan dönemde, değişenlerle, zorlayanlarla, bambaşka görmeye başladıklarımızla beraberiz. Hiçbir şey bildiğimiz gibi değilmiş. Doğru diye bildiklerimiz değişiyor. Yeni dünyanın doğumunu yaşıyoruz adeta. Hepberaber yaşadıklarımız yanında tek tek yaşadığımız doğumlarımız. Bir anlamda kendimizi doğuruyoruz. Sancılı.

Geçmişten tutmaya direndiğimiz ne varsa serbest bırakmamız için mecbur bıraktı, bırakıyor, bırakacak sistem. Taa ki çırılçıplak, özümüzle kalana kadar zorlayacak. Olduğumuz gibi olabilelim diye. İşte oldurtmaya çalışmanın nafile çaba olduğunu anlayanlarımız yalnızca OLmayı seçtik. Her durakta seçmeyi öğreniyoruz. Yaşam yalnızca “ne olmayı seçiyorsun?” diye soruyormuş, öğrendik.

Ben de kendi seçimiyle yola çıkanlarımızdanım. Ve yaklaşık iki yıldır çoğunuzun deyimiyle “ trend meslekler” den biri olan Yaşa Koçluğu yapıyorum. Aslına bakarsanız koçluk yolculuğum koç olmak düşüncesiyle başlamamıştı. Ama adı üzerinde “yolculuk”…

Eğitimlere katılırken amacım içinde kaybolmuş hissettiğim hayatımda kendimi bulabilmek, başkalarının bana anlattığı değil de ÖZ-ümü görmekti. Kendimi silbaştan tanımak …

Eğitimlerin her adımında bir kat kabuğum soyuldu, her adımda biraz daha derine derken aslında farkına vardım ki; onca yıl hayatı ne kadar zorlaştırmıştım. Halbukî bildiğimden, bildiğimi sandığım şeklinden çok farklıymış yaşamak. Bildiğim{i sandığım} doğruların yerlerinde artık yenileri var.

Şimdi buradan … Ki burası bir anlamda yolculuğumun başladığı yer, bloğum. Geceler boyu kendimi yazdığım yer, sığınağım. Kumbaram, hatıra defterim. Tüm Özgür-lerim bu platformdaki satırlardalar. Hepsi benim. Işte ta ilk satırlardaki Özgür-e; herşeyden çok korkan, nasıl yapacağını bilmeyen, kafasında kocaman “Ne?”, “Neden?” soruları dönen, kimi zaman kurban gibi, kimi zaman suçlayan, kimi zaman kurtarabileceği yanılgısında olan Özgür-e diyorum ki;

“Korkmana gerek yokmuş güzelim. Herşey geçiyor, herşey oluyor, bitiyor, başlıyor. Sen al kendini kucağına yalnızca OL ve seyreyle. Bırak.”

Bir süre sonra daha ayrıntılı yazarım; kendimi adeta toprağa gömüşümü. Gömdüğüm yerde tohumum çatlayana kadar acıyışımı. Yeniden filizlenirken duyduğum heyecanları, ortaya çıkana bakakalışımı.

Bu paylaşımın asıl sebebi ödev hazırlığım. Şimdilerde seanslar devam ediyorken diğer yandan koçlukta ünvan sınavları için hazırlık yapıyorum. Ve bize bu süreçte ‘Sizce Koçluk Nedir?’ başlıklı bir ödev verildi. Bu ünvan sınavı yolu da farklı yerlere çıkacaktır belki, gene plansız. O da kabulûm. Benden son haberler bu kadar. En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere.

Işte ödevimin ilk karalaması:

“ Neden yaşıyoruz? Yani neden hayattayız? En büyük ve tek mecburiyetimiz olan şey diyorum ‘yaşamak’. Ve yaşam bu kadar karmaşık, zaman zaman bu kadar zor olmamalı?

Çoğumuzun uzun yıllarımızı alıyor bu mecburiyeti hakkını vererek nasıl yaşayacağımızın yanıtını bulmak. Doyum hâlinde yaşamayı düşlüyoruz. Doyumlu yani canlı olduğumuzu hissetmenin yollarını arıyoruz. Her durumda kim olduğumuzu bilmek, tam olarak ortaya koyabilmek, doğrumuzu bulmak istiyoruz. Derinlerde hissediyoruz çünkü o OL-ma halimizi, tamlığımızı.

İşte biz koçlar en başta hâlini merak edenler, dönüştürmeyi isteyenlere keşif yolculuklarında eşlikçi oluyoruz. Doyumlu hayatlarınız içinde istek, hayalleriniz için alan açmanıza destekçi oluyorlar. Keşfettiğiniz yönlerinizle yapabileceklerinizi, sınırsızlığı, gücünüz, özünüzü görmeniz için ayna oluyoruz sizlere.

Ve asıl mucizevi olanı; tüm yanıtların sizde olduğunu görmenizi sağlıyoruz. TAM-lık hissi. İhtiyacınız olan ne varsa sizde!

Bir bakıyorsunuz ki; kafamızda hiç susmadan konuşan sesler kısılmış, yoldasınız. Öz-kendinize, hayalinize giden yoldasınız.

Ve ondan sonra da hiçbir şey eskisi gibi olmuyor zaten, inanın. Hafiflik…

Siz dönüştükçe hayatınız, hayatınız dönüştükçe aldığınız tat değişiyor. CAN-lı olma haline geçmiş oluyorsunuz. Diyorum ya ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Kendinizi, yaşamınızı yaratma yolunda oluyorsunuz. Siz nasıl isterseniz. Izniniz olmayan hiçbir hisse yer olmuyor hayatınızda. Arka bahçenizde olan sizle tanışıyorsunuz. Kontrolünüzdeki güvenli alana geçmiş oluyorsunuz.

Her şey mümkün, bil lütfen.

Karar ver.

Canlan …

Adım at…

Seni görüyorum.

Seni duyuyorum.

Ve çok özelsin.”

 

özgür tamşen

 

 

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 04 Ekim 2021 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: