RSS

Etiket arşivi: hata

şükür

Screen Shot 2015-08-31 at 12.11.46 AM

Şimdi bitti! Aman heyecanlanacak bir şey değil canım biten; gazete okuma seansım. Uzun zamandır olduğu gibi eklerinde okumaya değer makale varsa onlara gözat, onların dışında kalan ana sayfalara büyük puntolarla atılan başlıkları ve bir iki köşe yazarı okuduktan sonra kenara bırak. Eklerde de önce ve mecburiyetten ‘kim kimile nerede, ne bok yemişler, ne giymişler..’ bölümlerine bakıyorum o kadar. Neredeyse hiçbirini tanımıyorum, tanısam da bir tarafımda değil. Kim ne halt ediyorsa ediyor tıpkı bizler gibi.

Neyse işte bugün okuduğum makalelerde ana fikir; mutluluk formülleri. Sanki sözleşmişler ya da hepsine konu başlığı veriliyor. İçeriklerine bakarsanız kişisel gelişim kitapları alıntılamaları gibiler. Hayır bu kişiselliklerimiz gelişe gelişe nereye varacaksa! Diğer yandan vitrinlerde dizi dizi kitaplara, gazete dergilerde verilen mutluluk reçetelerine bakarsak hepimiz mutsuzluktan geberiyoruz. Bu ne lan! Bir de bu adına mutluluk dediğimiz şey aranarak bulunacak bir şey mi? Arayıp bulmaya çalışıyorken mutluluğu ıskalıyor olmayalım? Hele ki mutluluğun anlarda gizli, anlardan ibaret olduğuna inanıyorsanız kesin kaçırıyorsunuz, kaçırıyorum, kaçırıyorlar. Özetle ben Ferrari’sini sattı önce mutlu sonra bilge oldu safsatalarına pek inanmıyorum. Varsa da tanımıyorum.

Makalelere dönüyorum; yazılanlarda içeriklerin çoğunu boşverirsek hak verilmeyecek bölümler, başlıklar yok değil tabii, en azından ben hak veriyorum. ‘Şükret, mutlu ol!’ mesela. ‘Hata yapmayın, önceden yapılmışı var!’ mesela. Yok ilki tamamdır da. bu ikincisi tam olmadı. Yaptığı hatalardan ders almayıp tekrar tekrar aynı hataları yapan en akıllı memeli canlı türü insanoğlu olmalı. Gazetede yazdığına ve yapılan araştırmalara göre; insanlar bir durum içerisindeyken gerçeklerin ve yaptığı hataların farkına varmıyor, olaylardan ders çıkarıp hayata uygulamaları en az 2 yıl alıyormuş. Başkalarının tecrübeleriyse genelde bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor(muş). Sorunumuz neden aynı hataları yapıp duruyor (durmuyor) oluşumuz muş.

Anket yapanlar gelip bana sorsalardı ‘’-Bu defa başarabilirm. Bu defa farklı. Artık büyümüş olmalıyım.- diye diye aynı hataları yapanlardanım. Bunun yanında yaptığım hatalarla ben oldum bunun da yanında hata benim sanane. Ayrıca gururlu, tecrübeli, ara sıra yorgun, yere yapışıp yapışıp kalkmaya alışık, arada kalabalık çoğu zaman yalnız hisseder, zaman gelir çok konuşur, dönem gelir günlerce susar, içine içine isyankâr, dışına dışına tatminkâr falan bir tipim.’’ diye yanıtlardım. Haa anketi yapan dinler dinlemez kendi bilirdi ama konuşasımın olduğu bir anımdaysa söyler, susasım varsa –beni benimle bırak.- diyerek siktiri çekerdim. Ulan bu anketörlerin işi zor gerçekten. Aslında bu şirketler gönüllü anket soruları yanıtlayıcıları bulsalar işleri ne kolay olurdu. Böyle salladım da belki de vardır. Rezil olmamak için bunu dip not olarak düşeyim.

‘Şükür’ konusuna gelirsek; evet kaynağın bunda olduğuna inanıyorum. Şükretmek! Hergün hatırlamak. Her sabah ilk solukta şükürle güne başlamak. Yanında uyandığımız kişi için, uyanacak bir yerimiz olduğu için, balıklara attığımız bir lokma için, bir bardak su, bir dilim ekmek için, sağlık için, yataktan doğrulabildiğimiz için, sevildiğimizi hissediyorsak sevgi için, sonsuz güç tarafından korunduğumuza inanıyorsak yaratıldığımız için, hatalarımız için, hâlâ hayal kırıklığına uğrayabildiğimiz için, ayağımızın takıldığı taş için, kapanmayan yaralarımızın unutmamıza izin vermedikleri için, mavi için, kırmızı için, hayal kurabildiğimiz için… liste uzar gider. Arada oturup liste yapsak bile şükrümüz artar herhalde, baksanıza ben yazmaya bir başladım durmasan bitecek gibi değil. ‘Yürü be koçum kim tutar seni?’, ben tutmam bilesin.

İşte böyle; oku oku nereye kadar. Şu an a gelirsek; yeni günün ilk dakikası! Yeni bir hafta! Hepimiz için hayırlı olsun. Uğurlu olsun. Melekler korusun.

Sakin olun ve devam edin!

Eyvallah!

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 30 Ağustos 2015 in GÜNLÜK, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , , , , ,

eşek

Screen Shot 2014-11-02 at 12.38.19 AM

Eşeğe altın semer taksan da, eşek yine eşek! Ya da nasıl desem? İnsanoğlu gaza gel gel doymayan bir mahlukat! Gerçi gözünü sevdiğimin Einstein’ı patlatmış ve “Aynı hatayı iki defa tekrarlamayan insan mükemmel insandır” demiş. Bu adama göre ben mükeNmel insan değilim. Çünkü; tekrarlananların hesabı yok.

‘’ Anniş dolabımı toplayalım mı?’’ teklifi karşısında her defasında Elif elinde telefon bir yandan mesajlaşır diğer yandan bana komutlar veriyorken dolabı toplayan taraf ben oluyorsam.

‘’ Bugün hava güzel bahçediki çiçekleri seraya yerleştirelim!’’ önerisi karşısında; koca elinde puro yönergelerde bulunurken kucağında saksılar, elinde eldivenler serayı temizleyip çiçekleri taşıyan taraf ben oluyorsam. ( Ki; üzerine ‘’ Çok yorulduk ama değdi! ‘’ dedi. )

‘’ Anne, babamla yapmak istemiyorum! Ödevimi yapmama yardım eder misin?’’ ricası karşısında beyni mikilen ben oluyorsam.

‘’ Bugün pizza yapalım! ‘’ fikri sonrasında mutfakta yalnız kalıyorsam.

‘’ Haftasonlarını şehirde geçirelim. ‘’ kararı karşısında her Cuma eşyaları, çocukları yüklenip şehre yolalan ben oluyorsam.

‘’ Çocuğun öğretmeniyle görüşmeye gidelim böyle olmayacak! ‘’ lafının ardından okula giden oluyorsam.

‘’ Annemleri ne zamandır görmüyoruz! ‘’ dendiğinde yemek pişiren, evde o-şu-bu eksik olduğunda markete giden, çocuklar hasta olduğunda suçluluk hisseden, aranacak- yapılacaklar listesi yapan, çocuklarına ana, kocaya karı, anaya babaya evlat, kaynana kayınpedere gelin, dosta dost, … Ve hepsinin sonucunda vicdanı elinde dolanan ben oluyorsam Einstein’a göre mükemmel olamayan, bazılarına göre enayi, büyük çoğunluğa göre anne, bana göre mutluyum. Biraz eksik, biraz fazla ama mutlu.

Kendime yaratmış olduğum, içinde çok olduğum, bir dünya Özgür’le kavaga edip galip çıktığım, kendim olduğum, kendimi tanıdığım, az kişiyi kabul ettiğim ve çok sevdiğim dünyamda şükürle dolu, mutluyum.

Düşünce ve sözlerin dua olduğuna inancım tam. Beynimi, kalbimi, dilimi temiz tutma çabam bundan. Mutlu olmak için bir şeylerin olmasını, bitmesini beklemiyor olmam bundan. Beddua etmiyor oluşum, kendime zaman zaman küsmelerim, susmalarım hep bundan. Olduğu karar, olmadığı kader. Siktiğimin dünyasına bir daha mı geleceğiz? Kim bilir?

Sonuç olarak eşek meşek mutluysan işte! Ko ver gitsin. Eyvallah!

Bu serin anason kokulu Cumartesi akşamından herkese Merhaba!

tecrübe: Çoktan kucaklamış olduğumuz bir budalılığın eski ve nahoş bir tanış olduğunu fark etmemizi sağlayan bilgelik.

Gecenin ve sisin içinde ilerleyen biri

boğazına kadar iğrenç bir çamura battığında,

tecrübe hiç girmemiş olması gereken yolu gösterir ona. 

( Şeytanın Sözlüğü ( Ambrose BIERCE ) )

 

özgür tamşen yücedal

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: