RSS

Etiket arşivi: özgür

… kuşlar uçuyor

Screen Shot 2015-11-19 at 9.25.52 AM

Günaydın!

Bu, yukarıdaki; nane-limon kokulu bir kış sabahının günaydını. Eve kaynamış elma kabuğu-nane-limon kokusu yayıldı ya bu sabah, bana kış gelmiş demek. Paltolar, kazaklar çıkınca değil de bu karışım kaynatılıp balla içilmeye başlandığında gelmiş oluyor sanki. Boğazımda kaşınacak yerini, göğsümdeki kışlık evini hatırlamış olan öksürük geldiğinde… Oldum olası sevemedim bu mevsimi. Pusunu, grisini çok sevmeme rağmen soğuğunu sevmiyorum. İlkokul yıllarımda gözlerimde uyku, yüzüme vuran soğukla beraber taş duvarlara yaslana yaslana okula gidişlerimden kalma bir sevememezlik galiba. Ne bir kuytu, ne ağaç gölgesi, ne dam altı ısıtamaz insanı, üşümek zor. Içinde –bahar- geçen mevsimler güzel bana. Orta karar olanları. Ne büzüştürecek ne bayıltacak. Ama hayat işte gelişine yaşamak zorundayız. Nasıl hızla geçmiş ve geçiyor olduğuna takılmadan. Çünkü orasından baktığında koşası geliyor insanın. Hele bacaklarında eski derman, yüreğinde sabır, ruhunda heyecan kalmadığını hissederse insan, iyice berbat.

Aman neyse ne takmayalım şimdi kafaya bunları. Haftaya havalar iyice bocacak mış haberiniz ola. Her daim –sırtı üşünük- olanlardansanız dikkat edin. Çoluklu çocuklu olanlar, kime dikkat etmesi gerektiğini şaşıranlara ise kolay gelsin. Çocuk hasta olunca zor. ‘’O hasta olacağına ben olayım!’’ demeyin sakın. Hayır, ben zamanında çok dedim, hasta olup bir bakacak bulamamanın yanında çocukların daha da perişan olduklarını görünce annenin kendine iyi bakması gerektiğine karar verdim çünkü. Herkes önce kendine iyi bakacak.

TEOG annelerine gelirsek onlara diyecek sözüm yok eminim onlarında dinleyecek kafaları kalmamıştır. Ateş düştüğü yerde gerçekten, yaşamayan bilemez. Stresini de, geçeceğini de biliyorum. Tek sözüm olabilir onlara ‘’Delirmeye gerek yok!’’. Her halttan haberi var demeyin onu da yaşadım. Yok yok, sınav derdine delirmedim. Amma velakin (ama-lâkin) sonunda gördüm ki; sınav uğruna deliren annelerin çocukları uzaya falan gitmediler. Her şey olacağına, herkes gideceği yere varıyor. Anlayacağın arkadaşım; elinden geleni yap gerisini bırak.

‘’Günaydının makbul olanı kısasıdır.’’ diye uydurup kaçayım şimdi. Yazmak isteyip not aldığım çok şey var en kısa zamanda inşallah maşallah amin. Götü bi doğrultayım geleceğim.

Iyi niyetle olsun. Gönlünüze göre olsun. Kime ne düşünüyorsanız size o olacak, unutmayın. Asıl önemlisi:

‘’Hayat kısa, kuşlar uçuyor ve kafamıza da sıçıyorlar.’’ Öperim.

Eyvallah!

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 19 Kasım 2015 in ÇOCUKLAR, GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

cuma

Bu ne soğuk yahu! Götüm dondu yemin ederim. Dünün işini belli olmayan yarınki bir güne bırakarak kışlıklarını çıkartmamış, tembel bir hatun olarak donuyorum. Bu tembellik sonucu iki gündür üşüyor olmam kesti mi beni? Hayır! Bu sabah gene üst üste giydiğim yazlık tişortlarla sokağa çıkıyorum. Allahtan Erdo titiz-düzenli adam da ayazda kaldığımda onun zamanında raflarda yerini almış kışlıklarından bir şeyler geçirebiliyorum üzerime. Sonunda yenilip böğüre böğüre üst raflarda istiflenmiş kalın, pufidik giyeceklerimi indirecek olanın ben olacağımı bile bile neye, neyin direnmesi bilmiyorum ama direniyorum işte. Çocuklar ve koca sözümü dinlemedikçe ben de onlara benzedim; sözümü dinlemiyorum. ”Ak göt geçit başında belli olur.” derler gerçi ama benimki geçitin başında da böyleydi sonuna yaklaşıyorum hala aynı. Oldurtmayan allah gerçekten oldurtmuyor demek! Öteleyici geldim, öteleyici gidecem. Aman ne vurdum kendimi yerden yere behhh! İyiyim böyle iyiyim, seviyorum kendimi. Sevdiğim kendimi yanıma alıp vurayım kendimi pazar yoluna, sapayım Belgin’de kahveleneyim, akşam olsun çocuklar gelsin hemencecik uyusunlar, rakılanayım kendimi daha fazla seveyim sonra mı; sonrası allah kerim! Bak böyle düşününce heyecanlandım oyyyh!

Güzel haftasonları olsun. Kışlıkları boşverin ısıtın birbirinizi anacığım. Hemen belden aşağıya kaymayın; bakışınızla ısıtın, iki güzel sözünüzle ısıtın, uzun aradan sonra çevirilen bir telefon numarasıyla ısıtın, köpüğü üzerinde kahveyle, saçlarda dolanan elinizle ısıtın. Ya da ne halt yiyorsanız yiyin, ben kaçtım.

özgür tamşen yücedal

 
Yorum yapın

Yazan: 15 Kasım 2013 in GÜNLÜK, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: