RSS

Etiket arşivi: sözcükler

gibi

Screen Shot 2015-06-01 at 7.19.49 AM

Günaydın

Güzel bir masalın içine uyanmak gibi. Fırından yeni çıkmış simit kokusu gibi. Kırılan kalbin öpülmesi gibi. Annenin günaydını, çocuğun gözlerini açmadan gerinmesi gibi. Dalga sesi, tam vaktinde duyulan ezan sesi gibi. Yanında uyanan sevgilinin sıcacık teni, uyandıran kokusu gibi. Vapurda yüze çarpan rüzgar gibi. Martı çığlığı, kuşlara uzatılan el gibi. Serin sabahı koklamak gibi. İşte böylesine güzel, muzice soluğunuzla başlayacak olan, içinde donup kalmak isteyeceğiniz, hiç bitmesin diyeceğiniz, tuhaf bir huzurla dalıp gideceğiniz sabah, sabahlar olsun dilerim. En az bir göz aydını kadar mutlu.

Dün sabahta aklımda olan sahnenin kokusu burnumda uyandım; sabah serini, Karaköy Simitçisi’nin kapı önü var mesela. Önünde içeride simit alan erkek arkadaşını bekleyen, uzun kahverengi saçlı, ince bacaklı, yeşil mi kahverengi mi olsa kararsız kalmış büyük gözleri olan kız. Omuzuna astığı soluk mavi çantası, koyu lacivet kot pantalonu, kolları kıvrılmış beyaz gömlekle mavi çantanın askısı ve kızın birbirlerine kenetlediği kollarının arasında sıkışmış gibi duran sütlü kahve trençkotu. Tebessüm yok yüzünde.

Ne söylesede sevgilisinin kalbini kazansa, geri alınamayacak olan sözlerin merhemini bulmaya çalışan, simit kokusu-sıcaklığından medet uman çocuksa….

Uyanandıran sözcükler bunlardı. Şimdi gerçek bir Pazartesi sabahında daha kahvaltı hazırlamalıyım. Bugün Berat Kandili’y miş. Açılan eller, yüreklerden çıkacak dualarla kapılar aralanacak mış. Berat kelimesi; borçtan kurtulma, temize çıkıp aklanma, ceza veya sorumluluktan kurtulma gibi mânâlarına geliyor muş.

Borcum borç, sözüm söz, günahım benim olsun. Benim dualarım sol yanımda ve kafamın içinde taşıdığımı temiz tutabilmek için. Içimde taşıdığım gücü, nefesi unutmamak için. Seçtiğimi yaşıyorken kabullenme gücü için. Ders alabilmek için. Bahşedileni hakkını vererek güzel yaşayabilmek için.

Her duanın büyü olduğunu unutmadan dikkatli edelim dualarımızı. Dilediğimiz her şeyi, her şeyiyle kabul etmek zorunda kalabileceğimizi unutmadan dileyelim. Aynı hata kaç kez affedilir? Kendimizi affedebilmek için dua edelim. Üzülmeden önce şer deki hâyrı, sevinmeden önce hâyır daki şer i unutmadan.

Kabul olsun. Melekler korusun. Kendimize mukayyet olalım.

Eyvallah

 

özgür tamşen yücedal

 

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , ,

sözcüklerin sihri

Screen shot 2014-08-22 at 11.58.37

‘’ Yüreğinin götürdüğü yere git ‘’ kimin için söylenmiş acaba. Kimlere denmiş ‘’ Yüreğinin götürdüğü yere git ‘’ diye. Sizin hayatınızda tanıdığınız kimse var mı; yüreğinin götürdüğü yere giden, gitmeyi götü yiyen. Ne mutlu benim var! Hep olsun, sağolsun sayesinde ben de gitmiş kadar oluyorum yıllardır. Gerçi gittiği yoldan dönüşlerinde karşılayan rolü oynamak da var ama olsun her şeye rağmen hayatında olmak çok güzel ve O her şeye değer. E tabii her şeyin bir bedeli de var; sen onun yüreğinin gittiği yerlere gitmiş gibi ol, es, coş, kükre sonra, yok dönüşünde ben yokum. Yemezler yedirtmezler. Zaten kim kalmış gittiği yerden dönmeden.

Gitmeye cesareti olan insanın döneceği, dönebileceği bir yer olması kadar güzel bir şey var mı? Yok! Şimdi ben bu sabah anladım ki; benim varmış. Aman aman bir yere gittiğim döndüğüm falan yok! Bendeniz bir tarafı kalk gidelim derken diğer tarafı bok yeme otur diyen ve hep otur diyeni dinleyenlerden.

Neyse işte sabah önüme çıkan bir yazı, ardından duyduğum bir ses, ardından gelen mesaj sonra bir şarkı, biraz gözyaşı, sevgi sözcükleri … ve geldiğim nokta karşınızda. Mutluyum.

Sözcüklerin sihri!!!

Merhaba!

özgür tamşen yücedal

 
Yorum yapın

Yazan: 22 Ağustos 2014 in GÜNLÜK, KADIN & ERKEK, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: