RSS

Etiket arşivi: yanda

aşk yeniden ( hope springs )

hope_springs

Bazen aşkı yeniden alevlendirmek için biraz sihir gerekebilir.

Kiminle konuşsan herkesin kocası, sevgilisiyle zoru var. Aldıkları kararlarda kocaları, sevgilileri var. Vazgeçişlerinde kocaları, sevgilileri var. Zorunluluk, sorumluklarında, ne kadar güzel, ne kadar kadın olduklarının ölçüsünde, hissiyatında bile erkekler var. Sabırla dinledikten sonra soruyorum: ‘’ Sen? Sen ne istiyorsun? Neredesin? Ne yapıyorsun? ‘’ diye. Ardından gelen cevaplara gene ve gene ‘’ Ama O’da… ‘’ diye başlıyor. Bu defa ben bağırarak soruyorum: ‘’ Ulan sen, sen diyorum! ‘’ yok, tık yok. O kadar takmış oluyorlar ki inat inat üstüne, küskünlük küskünlük üstüne günler geçip gidiyor. Sakince konuşup meramını anlatanda yok. 

Oturup erkeklerden dertlenmeyenler ise ne yapacağına karar vermiş olanlar. Onlar çoktan harekete geçmiş oluyorlar. Sonuca varan, kendi verdiği kararların sonuçlarıyla yüzleşmeye cesareti olanlarını gördüm. Ama çok az. Hepsi çok mutlular. En azından hissettikleri, yaşadıkları her şeyin sorumluları kendileri.  Sonuçlarını yaşarken de suçlu arama gibi bir dertleri yok. Tek zorları kendileriyle.

Eeee bize ne? Tamam,  tamam bağlıyorum. Geçen hafta bir film izledim: AŞK YENİDEN

Genellikle hep gençlerin aşklarını konu alan filmlerden sonra 31 yıldır evli olan bir kadının aşkı arayışını konu alıyor. Kadın değil de evli bir kadın olan, hayatı kocası kocasından dolayı, çocuklarından dolayı olmuş bir kadın. Gün geliyor bakıyor ki kendisi yok! Bedeni görünmez! Ruhu hissedilmez! Yapmak istedikleri duyulmaz! Daha da önemlisi bunları merak edip soranda yok. Saklanabilir bir şey olmayan gençlik yaş kemale erince arasanda bulunmuyor. Hadi ona tamam desen, yaşlılığımda kendim için yaşayayım desen de sana gönüllü eşlik edecek koca yok.  Alan almış, aldıklarından mutlu sen diğer yanda – el el üstünde, baş baş üstünde. –  O saatten sonra ya o deveyi güdeceksin ya da o diyardan gideceksin. İşte Aşk Yeniden filminde başrol kadın karakteri canlandıran Merly Streep’in oyunculuğuyla deveyi gütmek ile diyardan gitmek ikilemini yaşayan bir kadının çabasına şahitlik ediyorsunuz.

Hızla geçen hayatın içinde an geliyor hiçbir şeyi net göremez oluyoruz. İşte bu konuda çok büyük destekçi film ve kitaplar. Anları yakalamak, üzerine sağlıklı düşünmek, ölçüp biçmek, sindirebilmek için, kendimize dışarıdan bakabilmek için birebir. Ben de dedim ki; hafta sonu arada derede birer salep yapıp, kocayı yamacına alıp, ekranın karşısına geçip sakin sakin, entrikasız bir şey izlemek isteyenler olursa…

Benden bu kadar, gerisi size kalmış. Son günlerde ona dargınsanız (ki büyük ihtimalle o sebebinden bi haber, gene sıyırdı bizim hatun diye geçiriyordur aklından ), çocukların dersleri varsa, anneniz size gelecekse, alışveriş yapılması gerekiyorsa, temizlik – çamaşır bekliyorsa, …sa, …sa diye liste uzar gider, tercih sizin. ‘’ Salep + koca + film = paylaşmak ‘’ ya da tercih sırasını değiştirerek ‘’ ertelemek ‘’

Not: ‘’ Yeniden Aşk ‘’ naçizane bir öneridir. Maksadım ortadadır.

özgür tamşen yücedal

 
9 Yorum

Yazan: 14 Aralık 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

HER ŞEY SEVGİDEN GEÇSİN

  Kanatlarım hafifledi! SBS sonuçları açıklandı, kızım rahatladı.

  Gece uyurken Elif’in içine uyuduğu stres bastı bana adeta, garip rüyalar, çığlık kıyamet uyandım gece yarısı. Çıktım balkona, açtım bilgisayarı, yaktım bir sigara, çektim bir ‘’Hayır olsun’’… Ve karşımda sonuçlar. Bu defa çektim bir ‘’ Şükür!’’ Sonra mı? Sabah saatleri gelene kadar döndüm durdum yatağın içinde. 08.30’u gösterdiğinde akreple yelkovan zıpladım koynuna, verdim haberi. ‘’ Ohhh ‘’ çekip gömdü ya o güzel suratını yastığına, eridi yüreğim, doldu gözlerim. Nasıl ağırlık, ne stresmiş kanatlarında ki. Kanatlar hem de körpecik… Evimizin de hafifledi adeta. Farklı kokan sesler, neşe var havada.

  Şen şakrak girdi mutfağa, kardeşi ve benim için kahvaltı hazırladı, düşünün artık. Kahvaltı dediysem mısır patlaklarını kâselere koyup üzerine süt döktü yalnızca ama olsun. Mükellef kahvaltı sofrasından daha kıymetliydi benim için. Şimdi sıra önümüzdeki ay yaşanacak kayıt kaosunda. Kaos diyorum çünkü yaşamayanların bilmediği bir düzen var bu işlerde. Her sabah açıklanan puanları, kalan kontenjan sayılarını brokırlar gibi takip etmek zorundasınız falan. Neyse zamanı geldiğinde onları da konuşuruz. Şimdilik bu etapta bitti ya şükür.

  Bütün çocuklar için hayırlısını diliyorum canı gönülden. Daha bu yaşlarda önlerine serilen bu gelecek kaygısı, yarış çok feci. Sınav öncesi, sonrası sinir krizleri geçirenler, kusup bayılanlar, serumla sınavdan çıkanlar, dökülen gözyaşları, korkudan içe akan gözyaşları, uykusuz geçen geceler, mühür vurulan dudaklar ne için, hepsi sınav için. Geleceklerini bağladığımız sınav için. Daha doğrusu sistemimizin bağladığı gelecekleri. Diğer yanda da bu sistem kurbanı, sistem içinde canı yanmış ailelerin, bizlerinde alet oldukları kahrolası düzen.

  Kazandığı halde ailesinin inat ettiği okul uğruna üçüncü kere girdiği üniversite sınavında fenalaşıp, hakkı yanmasın diye, korkudan sınıftan çıkmayan, çıkamayan sonrasında kolunda serum şişesiyle soru çözen öğrenciler duydum. Ellerinden alınan çocuklukları, gençlikleri. Bizli yaşlara geldiklerinde izlerini taşıyacakları yılları. Uğruna şiirler, kitaplar yazacakları yılları. Özleyecekleri ama doya doya yaşayamadıkları yılları. Hiç sorumlukları olmadan gezip tozmaları, âşık olup o aşk uğrunda gözyaşı dökmeleri gereken yılları. Yani ‘’ Sağlık olsun. Her şeyin başı sağlık, huzur.’’ diyecekleri yaşlara geldiklerinde artık giden gitmiş, geçen geçmiş olacak.

  İşte tüm bunları hatırlayarak bizler demeliyiz onlara ‘’ Evet! Bitti, geride kaldı. Sonuç neyse ne, sağlık olsun. ‘’ Sonra da gene sonuç her ne olmuşsa olsun kutlama yapmalıyız. Hazırlanmış güzel bir sofra, alınan küçük bir hediye, sıkıca bir sarılma, güzel sözlerle…

   Hayatımızda ki her şey sevgiden geçsin, sağlık olsun.

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 
2 Yorum

Yazan: 12 Temmuz 2012 in GENEL

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: