RSS

Günlük arşivler: 07 Mart 2011

>DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

>

Hunileri kafaya takıp sokağa çıkma günü geldiiiii. Dünya Kadınlar Günü! Diğer bütün günler Dünya erkekler günü,  Dünya çocuklar günü.Bize de kala kala bir gün kalıyor. Kutlu mutlu olsun.

Gözler başka kimseyi, hiçbir şeyi görmez oldu; aşk geldi hoşgeldi. Evlenelim mi? Evlenelim, halkalar takıldı, evlendik. Mutluluklar.
Bir aile olam zamanı geldi, çocuk yapalım mı? Hadi yapalım. Hoşgeldin bebek! Merhaba; uykusuz geceler, ezberlenen ilaç isimleri, toplamakla bitmeyen oyuncaklar…
Birkaç yıl sonra unutulur yaşananlar. (zaten unutulmasa ikinci,üçüncü çocuklar asla yapılmaz) Bir kardeş yapalım mı? Tabiiii çocuğu kardeşsiz bırakmak olmaz. Hoşgeldin, ikinci bebek! Tekrar merhaba; uykusuz geceler, artık hiç toplanamayan oyuncaklar, bir türlü boşalamayan kirli sepetleri…

Karı-koca olarak verilen kararların sonuçlarını yalnız yaşayan kadın. Arada bir yerlerde de herşey mükemmel, herkes mutlu olsun diye balatayı sıyırdın mı vay haline. Kayış kopar sende Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına huniyle bütünleşmiş olarak katılırsın.

Hepimizin Dünya Kadınlar Günü kutlu mutlu olsun.

 

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
2 Yorum

Yazan: 07 Mart 2011 in KADIN & ERKEK

 

ARADA KALDIM

 

Son yurtdışı seyahatimizde ilk defa 12 günü çok farklı bir kültürle yetişmiş biriyle geçirdik. Kerim; Filistin asıllı, hayatını Kolombiya, Miami ve Boston arasında geçiriyor ve yirmiyedi yaşında.

Tatili biz Türklerden beklenenin üzerinde bir sabırla; sipariş vermesini, hazırlanıp evden çıkmasını, cüzdanındaki biletlerini çıkartmasını beklemek, beklemek, beklemekle geçirdik. Adam bir şapka alacak; fiyatından yıkama talimatlarına her şeyine bakıp inceliyor.Önce taksana şu lanet şapkayı kafana da yakıştımı yakışmadımı gör, değil mi. Ama yoook acelesi yok. Biz kapıda hazır nazır bekliyoruz. Bizimki saçları bitirmiş dudak koruyucusunu falan sürüyor.

Kasalarda kuyruk beklerken, servis yaparken, eşya falan taşırken daha bir dikkatli izlemeye başladım sokaktakileri. Önceleride çıldırtırdı beni ağır kanlılıkları ama bu defa farklıydı. Ve anladım ki farklıydılar. Kerim bu tutum içindeyken bizi beklettiğinin falan farkında değil. Çünkü; tek önemsediği kendisi…

Bizde nasıl? Aman bekletmeyeyim insanları! Hayır dersem ayıp olur! Ne derler? Ne düşünürler?. Bizler; kendimizi sıranın en sonuna koyuyoruz. Önce; eş dost mutlu olsun, ben sonra bakarım birşeyler!!!

İşte ben bu işin içinden çıkamadım. Arada kaldım. Kerim gibi; tamamen ben merkezci yaşamakta  doğru gelmiyor. Bizdeki gibi çevre merkezci yaşamakta doğru gelmiyor. Bunun bir ölçüsünü bileniniz varmı?

(Bu seyahatin ikinci yazısı kaybolan valizlerle ilgili gelecek, yakında)

 
Yorum yapın

Yazan: 07 Mart 2011 in GÜNLÜK, GENEL

 
 
%d blogcu bunu beğendi: