RSS

prens prensesi sevmedi ( filiz aygündüz )

04 Mar

IMG_2297

Market rafından poşete, poşetten mutfak tezgahına oradan yatak odasında komidinimin üzerine ve elime… Karşımızda

‘’ Prens Prensesi Sevmedi ‘’.

Okundu, bitti.

İlk sayfada yazmış olduğuna göre: Bir iyileşme hikayesi.

Arka kapağa göre kitap: Bağlılık-bağımlılık, değersizlik-suçluluk duygusu, anlam arayışı-anlamsızlık kaygısı, sevilme arzusu-kaybetme korkusu… aşka, insana ve zaaflarına dair, herkesin kendinden bir parça bulacağı, gülümsetirken yüreğinizi de burkacak bir roman.

Bize göre:

– Ayyy hiç anlamıyorum lan, nasıl aşık oldu o adama?

– Nasıl kurtulamadı şu herifin pençesinden?

– Kıza göre değil o herif, söyledim söyledim laf dinletemedim.

– Yok anam bizi de dinlemiyor kızın kafa uçmuş, takmış adama resmen.

– Çağırdım gelmedi gene o dangalozdan haber bekliyor kesin!

– Aşk mı kaldı artık, bi geç sen bunları.

Vb. laflar eden, anlayaMAYANlardansanız,

– Yok be iyi adam,

– İyiyim ben, merak etmeyin

– İşlerini ayarlarsa arayacak mış.

– Çok tatlı be. Beraberken çok iyi vakit geçiriyoruz. Ne yaşadığımızı tam bilemiyorum ama onunla iyiyim.

– Her ilişkinin adı mı olmalı? Eğer öyleyse biz neyiz lan. Aman neyse ne ben mutluyum, vallaaa.

-Takmıyorum artık; ararsa arar, gider miyim, gitmez miyim o zaman karar veririm.

Vb. laflarla anlatamayanlar, anlaşılamayanlardansanız okuyun.

Özetle biz okuduk. Anladık. Sustuk. Sonra mı? ‘Ko götüne’ dedik tüm bağımlı, bağımsız, anlayan, anlayamayan, anlaşılan, anlaşılamayanlar için vur patlasın çal oynasın aleme aktık. Aktık dediğim Elif’in doğum günü kutlaması için arkadaşlarıyla gittiği mekana gittik. Tüm con conların takıldığı bir yer çıktı ama… Bizi bozar mı? Bozmadı! Koptuk, geldik. Hadi ben bizim hallere hiç girmeyeyim sonra toparlayamıyorum yazının götünü başını.

Biraz daha fikir edinmek isteyenler için bir iki paragraf attırıvereyim ortaya… 

 

ŞART MIDIR PRENS? Aşk falan yok demiştim kızlara ama bal gibi de ilk görüşte aşktı bu. Son görüşmenin ardından, o ilk günlerin şanından sayılan, ‘’arayacak mı, ya aramazsa’’ telaşı başladı. Bu günlerin kurbanı bir kız arkadaş hep olur malum. Benimki de Suna’ydı. Günde kırk kez, telefon, mesaj, mail marifetiyle yiyip bitiriyordum Suna’yı. Bütün hikayeyi en baştan gözden geçiriyor, Ömer’in her bir sözüne kırk tane anlam yüklüyor, bakışlarını yorumluyor, arayacağı zamanı kestirmeye çalışıyordum. Arada umudu kaybedip kesin aramayacak diye karaları bağladığım da oluyordu, arasın diye akşamları totem yaptığımda… ( sayfa 25 )

ARAR MI ACABA? Tam on yedi gün sonra aradı Ömer. Bir akşam, tam işten çıktımıştım ki çaldı telefonum. Ömer! Her şey yolunda mı? Hayat nasıl gidiyor, keyifler yerinde mi minvalindeki girizgahtan sonra sordu:

‘’Tekir teklifi hala geçerli mi?’’

Geçerli olmaz mı?! ( sayfa 1 )

DURSAM CANIM YANARDI Hep bir adım sonrasındaydı aklım. Şimdi ne yapmalıyım? Mucize falan olacağı yok; ben kendi mucizemi kendim yaratayım bari. Olmuyorsa oldurayım. Bir olsun, bak o da sevecek beni. Biliyorum, hissediyorum. Sadece biraz zamana ihtiyacı var. önüme konan ‘’ilişki istemiyorum’’ gerçeğini reddediyordum. ( sayfa 55 )

 

DEPREM OLSUN EVE GELEME Liseye başladığım yıl mıydı acaba? Yok yok, üniversitenin ilk günüydü. Babam kayıt işlemlerini yaptırırken, okulun girişindeki bankta oturmuş, bekliyorduk. Annem, birden, yanımızdan el ele geçen kızla erkeği gösterip ‘’Sen bakma babanın erkekten arkadaş olmaz dediğine. Erkek arkadaşların olacak, içlerinden birine gönlün kayacak elbet. Ama sakın… Evlenmeden sakın… ola ki, nikahına girmeden öyle bir şey yaparsan deprem olsun. altında kal. Eve gelem’’ demişti.

‘’Deli misin anne sen? Nereden çıktı şimdi?’’ diye sormuştum.

‘’Ben bilmem. Neler duyuyoruz.’’ demişti.

Dün gece deprem olmuştu aslında. Hala altındaydım üzerime çöken binanın. Yeni yeni fark ediyordum. ( sayfa 65 )

 

Ömer’in bana olan sevgisinde bir tuhaflık vardı. Bu sonuca ilk kez ulaşmış değildim tabii. Ama nasıl oluyorsa her fark edişimde daha yeni anlamışım gibi bir şaşkınlık içine giriyordum. Aradaki zamanlarda çok canım yanmasın diye inkardı,estekti köstekti, unutturuyordum zahir kendime. ( sayfa 98 )

 

İnsan kendinden gidebilir mi? Ne kadar uzağa gidebilir. Kendinden daha emniyetli bir yer var mıdır? Satmaya kalksam evi, kim alır benim mutsuzluğumu? Kalıp kırklasam her yanı arapsabunlarıyla… Dip köşe, kör kasa, topal pencere, sağır duvar. Ev eksiklik bir yer midir böyle? Mimarında mı kabahat?

Hırsızın hiç mi suçu yok?

Bazen kendimi, bazen Ömer’I suçlayarak geçiyordu zaman, kendimi hapsettiğim o tekinsiz evde. ( sayfa 119 )

 

Ama Deniz bitti. Buraya kadar. Artık profesyonel yardım almam lazım. ( sayfa 120 )

 

‘’Biliyorum. Gidememeninde bir arka planı var. terapide se bunu araştırıyoruz zaten. Artık Ömer bunu neden yaptı, niye yaptılarla uğraşmayın. Şöyle düşünün: Bakkalda sigara yok. Hiç mi yok, neden yok, belki vardır, var ama vermiyor, başkasına saklıyor, olmaz mutlaka verecek… Bu ısrarın bir anlamı yok. Ve asıl önemli olan, siz gittiniz Deniz Hanım.’’

 

Boşlukları en iyi arkadaşlar doldurur. Yakın arkadaşlar… Halden anlayan, dert dinleyen, ‘’ Biz senin yanındayız’’ diyen… ( sayfa 161 )

 

Kendini sevmek ne demek bilmiyordum. Ama sevmemek hakkında fikrim vardı. Kendini pirinç tanesi kadar seven biri benim bana yaptığımı yapmazdı. (sayfa 166)

 

Siz kendinizin özel olduğuna inanmazsanız, başka kimseyi inandıramazsınız. Bunu bilin, ona göre davranın. Kıymetli bir hediyeyi özenle korur gibi. Yaşamak büyük hediye. Ama yaşamayı bir erkeğe bağlarsanız, hem canınız çok yanar, hem de o güzelim sayılı saatlerinizden olursunuz. Yıllar çabuk geçiyor kızlar. Bir bakmışsınız elli olmuşsunuz, o ne demeden altmış, benim gibi yetmiş… Güzel anıları, biriktirdiği iyi hikayeleri güç veriyor yaşlılıkta insana… Bu günlerin değerini bilin. ( sayfa 164 )

 

Prens prensesi sevmemişti… Hala da öyleydi.

 

 

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 04 Mart 2015 in KADIN & ERKEK, OKUDUM

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: