RSS

vay anasını!

06 Mar

Screen Shot 2015-03-06 at 3.56.00 PM

Geç kalmadan, ya geç kalırsam diye telaşa kapılmak. Mutluyken, ya sonra mutsuz olursam diye mutluluğun tadına varamamak. Başlamadan, bittiğinde ne yaparım diye korkmak. Aşıkken, birgün biterse onsuz ne yaparım diye kabuslar görmek. Lezzetli bir yemek yerken, ya kilo alırsam diye yemeğin tadına varamamak. Sınava girmeden, ya kazanamazsam diye baştan kabul etmek. Diye diye diye… Özetle; yağmur yağabilir diye her an yağmurlukla oturmak, güneşi görememek, karanlıkta kalmak… ‘Du lan hele bi olsun olacak, gelsin gelecek, gitsin gidecek o zaman düşünürüz.’ demezler mi adama. Gerçi yağmurluğun fermuarını gırtlağa kadar çekmiş, kolları birbirine kenetleyip, çömelip oturmuş olana kim ne dese boş ya neyse.

Şimdi ben burada böyle bilgece atıp tutuyorum ya, sanmayın ben ermişim, çözmüşüm ilmini bu sikindirik hayatın, bir o kadar sikindirik ilişkilerin. Belki de bir çoğunuzdan fazla gelip konuyor kafama, yüreğime bir dünya soru, endişe, korku, anlayamamazlık… İçine ettiğim çok oluyor tadı çıkartılası anların. Bugün bir arkadaşıma yazdığım gibi; mükemmel hatalarım oldu, ileride olacakların daha mükemmel olmaları için imtina gösteriyorum. Daha güzel bir deli olabilmek için falan. Yalnız tüm uğraşlarım neticesinde bir tek şunu başarabildim: Bu tür şeyler geldiğinde aklıma içimde iki kişi varmış gibi konuşturuyorum onları. Ki; çoğu zaman kavga ediyorlar. Biri diğerinin kafasına patlatıveriyor falan. Ve endişeli tarafın ağzını bantlıyorum. Olmadı mı; duymazdan geliyorum onu, fanusun içine hapsediyorum. Anı yaşayabilmek için…

Geçen gün annemin arkadaşlarıyla beraberdim. Feci keyifli hatunlar, seviyorum hepsini. Çok şey dinliyorum onlardan. Öğreniyorum diyemiyorum çünkü kimsenin tecrübesinin kimseye öğretici olabileceğine inanmıyorum. O kazık girecek bir kere göte işte ancak o zaman öğreniyor insan.

Ama çok şey görüyorum onlarda; anneliğe dair, kadınlığa dair, insanlığa dair, birikmişliğe dair. Şu kafatasının içinde hapsolmuş pandoranın kutusu var ya, adına beyin dedikleri; nasıl bir yazılımı var! SAVE tuşuna bastın mı anam, bitti iş. Vay anasını! Kilitli kutu lan. Içine aldığını öldür allah bırakmıyor.

Işte diyeceğim o ki; anlattılar, dinledim. Annelerin gözünde hiç büyümeyen çocukları hakkında, endişeleri, geçen hastalıklar, olan hastalıklar, kabul edilenler, edilmeye çalışılanlar, görmezden gelinenler, kocalar… Zaman zaman gözler doldu, eller tutuldu, susuldu, kahkahalar havalarda uçuştu… Deniz coştu, duruldu, bulutlar gittiler, mavi canlandı, çayın demi tatlandı, ayva tatlısı yendi…

Muhabbetin ucundan tutup ‘ Boşver tatlım, sıyır bu düşüncelerden kendini an da kalmayı dene.’ diyecek oldum boncuk gözlü, badem dudaklı olanına. Sonra mı? Sonra hayatım boyunca aklıma kazınmış cevapların yanına bir yenisi daha yazıldı: ‘’ Biz sizler gibi yaşamadık ve sanırım öğrenemeyiz de hayata sizin gibi bakarak yaşamayı. Bizim zamanımızda –an da kal, -anın tadını çıkar yoktu. Bizim için yalnızca geçmiş ve gelecek oldu, hala da öyle. Maalesef böyle. Çağın kadınları sizin gibiler. İyi ki…’’

O günden beri düşünüyorum. Geçmişte kaldıkları halde kapanamamış hesaplar, kabuk tutmasına izin verilmeyen yaralar. Henüz gelmediği halde gelecek günler için endişe duyuyor olmak. Nasıl yorucu. Yağmurluk bünyeye kaynamış. baktım ki, ulan bu baya baya biziz, hepimiziz. Çağ mağ dinlemeyen bir şey bu hal. Hepimiz biriz. ( Son paragraf tam pankartlık oldu. ) Tek fark aramızdan üç beş çatlak çıkıyoruz işte; ‘’ An da kalın. Takmayın. Taktır mayın. Affedin. Unutun. Yaraların kabuk tutmasına izin verin, tırnak atıp yolmayın.’’ gibi laflar ediyoruz. Ama birileri demeli? Dürt meli? Yoksa nice halimiz. Boka sararız.

Böyleyken böyle işte. Biz niyet edelim: Yağmurluksuz gezeceğimiz günler çok olsun. Hafta sonu uğurlu olsun. Her şey değişebilir onun ne zaman olacağı da belli değil o sebeple akışa bırakalım. Eyvallah.

 

özgür tamşen yücedal

Reklamlar
 
1 Yorum

Yazan: 06 Mart 2015 in GÜNLÜK, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

One response to “vay anasını!

  1. Selma Sanbay Altınanıt

    07 Mart 2015 at 07:20

    Kuzucuk hani nerde senin ”carpe diem” ? demek ki sende bizdensin,Vilomun kızısın, ”artık takmıyormuş ”kafaya,yok öyle olmuyor canikom,ama gerçekten bizden olmanı istemiyorum,çocuklarımıza hep onu tembihliyoruz ki; anı yaşayın,çünkü sonu gelmiyor.

     

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: