RSS

Etiket arşivi: doğum günü

niyeyse

‘’ Dile kolay. ‘’ Dile, gerisi kolay mı demek istiyor yoksa dile söylemesi kolay gerisi zor mu demek istiyor acaba. Dile kolay kalbe zor mu? Unut demek dile kolay mı? Düştüğün diller umurunda mı? Dilinde yılan olanların kalplerinde ne var? Kalbe sığanlara dil yetebilir mi? Nedir bu dil belası? Ne kadar zorlasam buradan bir şey çıkacak gibi değil. Çıkacaksa bile ben çıkarabilecek gibi değilim. Hadi çıktı diyelim ne yapacağız bu kadar dili. Ama allahtan yalnızca bir dilimiz var ve o da ağzımızın içinde, önünde dudaklar var, aralarında dişler var. Susması gerektiği anlarda kendi iradeleriyle kenetlenemedikleri için pek bir işlevleri yok aslına bakarsak. E dilin kemiği de yok. Kontrolsüz yani. Dengesiz. Bazen edepsiz. Kimi kıskanç. Kimi boş laf sever. Kimi bildiği ne varsa kusar ki çoğu onlar gibilere ‘ağız ishali’ diyorlar. Kimini kesseniz laf alamazsınız. Kimini kesmek istersiniz. Bir de canı çok kıymetlidir, ısırılmaya falan gelmez. Tadı kaçtı mı hayat zindan.

Düşünün bir dil de beynimiz de olsaydı! Vay halimize… Aman tanrım benim bir beyin dilim olduğunu düşünemiyorum bile. Bu iç sesim olarak durmadan konuşan sesin bir de dili olsa! Çenesi düşük, olur olmaz sorular soran, her şeyi irdeleyen, bir gün yüzü göstermeyen, yelkenlerimi suya bırakmama müsade etmeyen, kontrol manyağı, yalandan namus budalası, yerinde keyif pezevengi, el bağlar, göz karartır, laf yetiştirilmez, kavgaya girilmez, zevzek bir şey kendisi çünkü.

Bu dış sesimi seslendiren ağzımın içinde yaşayan dilim daha az konuşmaya başladığından beri hele, halim NİCE. Biri sustu diğeri daha fazla konuşuyor artık. Ses tonu nasıldır diye merak etmiyor da değilim. Yeterince etkileyici olmasa gerek ki; kafamı karıştırıp kalabalık tutmaktan fazla bir işe yaramıyor. Hâlbuki şöyle kendine güvenli, tok, şuh, az öz net konuşuyor olsa, becerebilse işim ne kadar kolay olurdu, koşulsuz itaat. Mis gibi.

Güneş uzak ama ısıtıyor. Yalnızca sana mı, bana mı, ona mı? Her şeyi üzerine alma, anlam yükleme, kendin dışında herkesi suçlamaktan da vazgeç artık. Bir silkelen yahu! Mız mızlanıp durmadan şikayet ediyor, taş atıp kolu yorulsun istemiyor insanlardan gına gelmiş bu dünyaya. Insanlık bu tür yüzünden bugün bu halde. Tabii bir de hâlâ arabasının camından çöp atanlar yüzünden. Işte bir de o ırk temizlenemedi şu evrenden. Ellerinde hortum, musluk, duş başlığı saatlerce su akıtanlar da. O atılan çöpler, tutulan hortum, musluk ve duş başlıkları münasiptir onlara.

Son olarak, son günlerde, son-u gelmeyen tartışmalara sebep olan, hakkında son-suz sözcük yazılan ‘ hayvanseverlik ‘! Hadi şimdi akşam akşam yanlış bir laf çıkar ağzımdan neme lazım… Diyeceğim, soracağım yalnızca şudur aslında: insan olarak birbirimizi sevmeyi, birbirimize bakabilmeyi, birbirimizin haklarına sahip çıkmayı, haklarımızı savunmayı, saygı duymayı, haksızlıkla mücadele etmeyi becerebiliyor muyuz? Bizler insansever olmayı becerebildik mi? Acaba insansever olamadığımız için mi hayvansever olmayı bile beceremiyor oluşumuz. Hayvanseverim derken, hayvansever MİŞ gibi yaparken mahalleleri, sokak, apartman katlarını paylaştığımız insanları ne kadar düşünüyoruz?

Herbirimize çuvaldızlar dağıtılmalı? Bir de düşünmemiz gerektiğinde önümüze koymamız gereken şapkalar dağıtılmalı? Ki; önce kendimize dönük yaşamayı öğrenebilelim.

Böyleyken böyle işte… Gün gelecek hem kendimizi hem de birbirimizi affetmek zorunda kalacağız.

Eyvallah

özgür tamşen yücedal

 
1 Yorum

Yazan: 15 Kasım 2017 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , , ,

13 ocak

hikaye2

Yatağın içinde oturuyorum. Kafamı duvara yasladım. Düşünüyorum. Dışarıda lodosa eşlik eden yağmurun sesi. Tam 48 dakika önce yeni yaşıma girdim. Bir yaş daha fazla, bir yaş daha eksiğim kırksekiz dakikadır. Bir yaş daha ağır ruhum. Bir yaş daha az bildiklerim. Biraz daha hiçkimseyim. Biraz daha kendimim.

Geçen yıl doğum günü yazımı yazarken merak ediyordum bir sonraki yıl kendime yazdıklarımda neler değişecek diye. Korkak, ufacıkta olsa kaybetmemek için direnip, eteğini bırakmak istemediğim umut vardı içimde. Bu sabah televizyonda gördüğüm bombalama haberiyle çok daha korkak artık içimdeki umut. Az önce elimden bıraktığım dergide okuduklarımdan sonra tutunacak yerleri söküldü umudumun. Bir avuçtan fazla olduğumuzun kanıtı olan kalemlerde artık kaybettilerse umutlarını… Kafamızı koyduğumuz yastıklar rahat ettirmiyor, yorganlar ısıtmıyorsa… Ve çocukların öldüğü hiçbir vatan sağ olmaz diyorsa dilim… Uçurtmaların hepsi vuruldularsa… Gülhane Parkı’na dikili incir ağacımız yoksa… Bir yanda sıcak savaş yaşanıyorsa. Kardan kapanan yollarda hastalar bekliyor, insanlar çaresizse… Dondurucuda saklanan genç kızın cesedi hâlâ üşüyorsa… Canlı şahidi kadının yaşama tutunacak gücü kalmıyorsa… Yalnızca tek bir ses yükseliyorsa… Ve elden bir şey gelmiyorsa, yaşananlara şahit olmak gerçekten acıtıyorsa artık…

Güzel şeyler yazmak isterdim. Inanın. Ama olmadı.

Mesela geçen yılın ardından baktığımda bir kez daha anladığımı; hayatın içine çok şey sığdırılabilinecek kadar uzun ama ne kadar kısa olduğunu anlayamayacak kadar kısa olduğunu. Mesela bazı insanların bulaştıkları hayatımı nasıl güzelleştirdiklerini yazmak isterdim uzun uzun. Giden çok az insanın arkalarında ne hikayeler bıraktıklarını. Kendimde keşfettiklerimi, buna aracı olanları.. Coşup çağladığım anlarımı… Pusup kaçmalarımı… Çocuklarımı anlatmak isterdim. Erdo’yu anlatmak. Annemle babamı… Özlem, Önder’i… Ama olmadı.

Yağmur içime içime yağsın istedim özellikle bu akşam ama o da olmadı. Dualar iyi gelir böyle günlerde, gecelerde. Lodos uçurur oradan oraya iyi dilekleri. Köpürttüğü dalgalar götürür başka kıyılara iyi niyetleri. Bulaşırız, buluşuruz. Dibi görmeden çıkılamıyor aydınlığa, yakın gelecektedir belki. Küllerimizden doğmamız içindir, tek olmamız, bir olmamız içindir… Kimbilir?

Iyi niyetimle…

Iyi dileklerimle…

Eyvallah

özgür tamşen yücedal

 
8 Yorum

Yazan: 12 Ocak 2016 in GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

iyi ki

Screen Shot 2015-08-20 at 2.51.48 PM

Ilk gençliğim

Büyümeme tanığım

Değişimime saygılım

Evime damım

Yastığıma kenarım

Kahkahama ortağım

Üzüntüme paylaşanım

Gizlim, saklım

Sakladığım

Renklerimin kaynağı

Aşkımın –de hali, -den hali, ben hali

Aşkın yıllanmış hali, en sek hali

Iyi ki doğmuşsun

Yeni yaşın mutlu olsun

Sağlıklı olsun

Hep beraber olsun

özgür tamşen yücedal

 
Yorum yapın

Yazan: 21 Ağustos 2015 in GENEL

 

Etiketler: , , , , , ,

elif

Screen Shot 2015-02-26 at 11.14.34 PM

İlk göz ağrısı!

Neden ‘ gözün ilk ağrısı ‘ demişler diye merak edip baktım sözlüğe;      

‘’ Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı.’’ demek miş.

Benim ilk göz ağrım; Elif.

Gençliğimin sonu, kadınlığımın başı dönemim; Elif.

Annemi anlamaya başlamam; Elif.

Bedenimde gerçekleşen mucizeye ilk tanıklığım; Elif.

Hissettiğimde huzur bulduğum ilk ten kokusu; Elif.

Gözlerine baktığımda gözlerimi dolduran bakışların sahibi; Elif.

Kendimden çok endişe duyduğum ilk kişi; Elif.

Uğruna can verebilmek ne demek miş hissettiren ilk kişi; Elif.

Sevgisini kıskandığım ilk kişi; Elif.

Tırnaklarını kestiğim ilk kişi; Elif.

Bitlerini ayıkladığım ilk kişi gene; Elif.

Hergün yemek pişirdiğim ilk kişi; Elif.

Umurumda olan ilk kişi; Elif.

Kendini üzmesine katlanamadığım kişi; Elif.

Grip olup burnu tıkandığında soluğumun kesildiği, başı ağrıdığında başımın ağrıdığı kişi; Elif.

Sırdaşım; Elif.

Zaman zaman akıl hocam; Elif.

Zaman zaman en kızdığım; Elif.

Zaman zaman bana en fazla kızan; Elif.

Atara atar gittiğim; Elif.

Gözümün ağrısı; Elif.

İlk Elif.

Öncesiz olanım, herkesten önce gelenim; Elif.

Iyi ki Elif.

Gözümün ağrısı, kalbimin ilacısın, şükrüm, duam

İyi ki bizi seçtin

Iyi ki bizi sevdin

Iyi ki doğdun.

Sağlıklı, huzurlu, mutlu, aşk dolu nice nice yaşların olsun.

Yeni yaşın kutlu olsun.

 

özgür tamşen yücedal

 

Oğuz’un notu:

‘’ Bana çok kızsan da beni sevdiğini biliyorum. Doğum günün kutlu olsun. ‘’

 
Yorum yapın

Yazan: 26 Şubat 2015 in ÇOCUKLAR, GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

13 Ocak

Screen Shot 2015-01-05 at 11.47.36 PM

“Gençlik de geçer çünkü, güzellik de. Sonunda iyiyse eğer, hikaye kalır. Hikayeler aslında etlerimiz gevşedikçe güzelleşir.”

( Ece Temelkuran )

Oğuz doğdu ve biz bekledik, umutla…. Bekledik ki; kırkı çıksın, sakinleşsin, ağlamasın, uyuyabilelim diye. Şimdi Oğuz 8 yaşında ve biz halaaa bekliyoruz kırkı çıksın, sakinleşsin diye. Çıkmayacak olan çıkmıyor muş, öğrendik şükür.

Anasıyla kıyaslayınca bu hiçbir şey. Ben geldim neredeyse kırk yaşıma hala bekliyorum kırkım çıksın diye. Sakinleşeyim, uyuyabileyim diye. Ama ney miş; allahtan ümit kesilmez miş. Kesmeyelim.

Az önce okudum geçmiş yıllarda kendime yazmış olduğum doğumgünü yazılarını . Keşkelerden bazıları hala keşke. Olma hallerimin çoğu devam ediyor, şükürler olsun. Kıyaslayınca; durumum fena değil.

Son aylarda ergene bağlama hallerim dışında. Elif’in yorumu ‘ Bi alıngan oldun son zamanlarda, tıpkı bana benzemeye başladın. ‘ İnkar edecek halim yok! Ben bile ayak uydurmakta zorlanıyorum zaman zaman içimdeki med-cezir hallerine. Med’imde boğulup, cezir’imde soluklanıyorum. Ya da tersi? Yıllar içindeki tek kazanımım gel-git lerden kurtulmayı daha kolay beceriyor olabilmem.

. Şimdilerde alışmaya çalıştığım ise biraz yabancı bir his… Nasıl tarif edebileceğimi pek bilemiyorum; iç boşalması gibi, umursamazlık gibi, kolay kabul ediş gibi. Karşılık beklemedim, beklemiyorum yalanının içe vuruşu gibi… Tuhaf hesaplaşmalar yaşıyorum kalbimde, kendimle. Yaşanmış zamanın tecrübesiyle acısız, sızısız oluyor bu hesaplaşmalarım, sessiz sakin. ‘Içime kaçacağım ’ diye diye kaçtım galiba içime! Içi içimde, içim içimde yaşıyorum. Read the rest of this entry »

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

kardeş payım

Screen shot 2014-08-26 at 09.09.12

Ahh be gülüm nereden başlasam, neresinden tutsam bilemiyorum. Doğum günün ya bugün, içimin en güzel yeri, yüreğim bir pır pır sorma. Sen geliyorsun ya aklıma inceden bir sızı gelip yerleşiyor hep aynı yere. Sana duygusal bir şeyler yazmak istiyorum burnumun ucu sızlıyor, gözlerim sulanıyor. Özet: İçimi titretiyor sevgin lannn, ötesi yok.

Kız kardeşim, parçam, umursamaz yarım, yüreğinin götürdüğü yere gitmeye cesaret edebilen yarım, gidebilen yarım, istediğinde dönebilen, çığlık atabilen, kahkası bol yarım, küsebilen, inaçtı, kararlı yarım, çocuklarımın anne, kocamın kardeş yarısı, ana babamın can parçası, kardeş payımsın… Şükrediyorum ki, taşıdığın o güzel ruh bizi, ailemizi seçmiş dünyaya gelmek için. İyi ki tanışmış ruhlarımız, sevmiş birbirlerini. Can bulmuş bedenlerimiz aynı alemde. Aldığın her yeni yaş çoğaltsın seni, ışıklar saçılsın, melekler seninle olsun her an, her saniye. Yeni yaşın, yaşların; sağlıklı olsun, huzurlu olsun, aşk dolu olsun. Hayat köpeğin olsun. Ve unutma her şekilde rakı içer, roka – beyaz peynir yeriz zaten.

Doğum günün kutlu olsun kız kardeşim.

özgür tamşen yücedal

 
6 Yorum

Yazan: 26 Ağustos 2014 in GÜNLÜK

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

13 Ocak

 

1555333_10152129187627398_2070280617_n

Kırkımı çıkarmama az kala olan doğum günümün ilk hediyesi Cem Adrian’dan geldi. Sesiyle alemden aleme gezdiğim, şarkılarıyla kalemime yol çizen, gözyaşlarıma deniz olan adamdan.

Geçen yıl yazmış, hatırlatmışım kendime. Şarkıyı dinlerken düşünüp durdum, geçmişime eklenen son yılda neler oldum diye. Sanırım tek özeti hepsinden biraz olmuş olduğum; biraz kadın, biraz çocuk,  biraz eş, biraz gelin, arkadaş, komşu… En fazla evlat, anne, abla ve Belgin’in dostu olmak vardı. Diliyorum ki, son nefesimi verene kadar devam eder bu olma hallerim.

Evrildiğim tarih ise 1 Temmuz! İşte o gün; gördüğüm, duyduğum, düşündüğüm, üzüldüğüm, sevindiğim her şeyin rengini değiştirdi asla eskiye dönemeyecek şekilde. Annemin o güzel beyninin içinde büyümüş olan tümörle beraber çıkıp gitti hayatlarımızdan manası olmayan her düşünce. İnsanca sandığımız, kısacık ömürlerimizi zorlaştırıp asıl manayı kaybettiren çok şey…

Ve döngüye teslim olunca yaşadım ki; debelenip durmamın zaten hiçbir manası yokmuş. Olacak olan oluyor, gidecek olan gidiyor, kalacak olan da kalıyor. Şimdi yazının tam burasında havayı dağıtmak istemiyorum ama gerçek hazine; ‘Ko götüne rahman gitsin.’  sözünde yatıyor yahu.

Bunların yanında canımın istemediği şeyleri yapmamak için bahane olduklarını bile bile bahaneler üretmeye devam ediyorum.

Zıkkımın pekini içmeye devam ediyorum.

Zıkkımın öbür pekini içmeye de devam ediyorum.

Gerçekleşemeyecek olma ihtimalini hiçe sayarak hayaller kurmaya devam ediyorum.

Erdo’ya aşık kadın olma halim devam ediyor.

Zaman zaman Erdo’dan nefret etme halim devam ediyor. Ama en çok AŞK.

Adres bulmamaktaki yeteneğim devam ediyor. Ama çok daha sakin.

Daha kolay çığlık atabiliyorum.

Geçmişte yapmış olduğum hatalarla hesaplarımı kapattım. Kendimi affettim.

Özlemim sağolsun! Sayesinde daha cesurum. Ve daha Özgür.

Belgin sağolsun! Yaşamak dışında -zorunda olduğum- hiçbir şeyin olmadığını kafama vura vura öğretti, biliyorum artık. Ve omuzlarımdan inen -zorunda olmak- duygusu sayesinde daha hafifim.

Annem hep olsun! Asla yalnız olmadığımı biliyorum.

Babam can olsun! Öğrendim; ağırdan almak güzel, aslolan niyettir.

Serkant Abim şansım olmuş! Hayal kırıklığına uğramanın insan kaldığımın kanıtı olduğunu söyledi ve hayal kırklığı yaşamaktan korkmaz oldum. Yıllar yıllar önce kitaplarla çıkageldi, içinden çıkmak istemediğim kocaman bir dünya hediye etti bana.

Efsane bilmiyor ama onun sayesinde artık yüksek sesle kahkaha atmaktan korkmuyorum. Her defası son kez mişçesine.

Sizler! Hep yakınımda olduğunu bildiğim çok kişisiniz sizler. Arada sırada konuşup görüşebiliyor olsak da beraber olduğumuzu, gönüldaş olduğumuzu bildiğimiz çok kişisiniz. Bir sözünden çok şey aldığım, bakışından izler taşıdığım çok kişi.

Sonra yeni tanıştıklarım var. Mesela Serdar Pecen; ne çok şeyi hatırlattın bize hayata dair. Yalnızca toklaştıklarım, bir bakışla karşılaştıklarım, yanından geçmemin tesadüf olmadığını bildiklerim, günü geldiğinde karşılaşacak olduklarım…

İyi ki doğmuşuz! İyi ki sol yanımızda çarpanın farkındayız! İyi ki arada dürtüp hatırlatıyoruz birbirimize mucizemizi!

James Thurber ‘’Bütün soruları bilmektense bazı cevapları bilmek daha iyidir.’’ diye güzel söylemiş.

özgür tamşen yücedal

Ve bu da hepimize benden hediye: Read the rest of this entry »

 
1 Yorum

Yazan: 13 Ocak 2014 in GÜNLÜK, KADIN & ERKEK, İNSANOĞLU

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: