RSS

13 Ocak

05 Oca

Screen Shot 2015-01-05 at 11.47.36 PM

“Gençlik de geçer çünkü, güzellik de. Sonunda iyiyse eğer, hikaye kalır. Hikayeler aslında etlerimiz gevşedikçe güzelleşir.”

( Ece Temelkuran )

Oğuz doğdu ve biz bekledik, umutla…. Bekledik ki; kırkı çıksın, sakinleşsin, ağlamasın, uyuyabilelim diye. Şimdi Oğuz 8 yaşında ve biz halaaa bekliyoruz kırkı çıksın, sakinleşsin diye. Çıkmayacak olan çıkmıyor muş, öğrendik şükür.

Anasıyla kıyaslayınca bu hiçbir şey. Ben geldim neredeyse kırk yaşıma hala bekliyorum kırkım çıksın diye. Sakinleşeyim, uyuyabileyim diye. Ama ney miş; allahtan ümit kesilmez miş. Kesmeyelim.

Az önce okudum geçmiş yıllarda kendime yazmış olduğum doğumgünü yazılarını . Keşkelerden bazıları hala keşke. Olma hallerimin çoğu devam ediyor, şükürler olsun. Kıyaslayınca; durumum fena değil.

Son aylarda ergene bağlama hallerim dışında. Elif’in yorumu ‘ Bi alıngan oldun son zamanlarda, tıpkı bana benzemeye başladın. ‘ İnkar edecek halim yok! Ben bile ayak uydurmakta zorlanıyorum zaman zaman içimdeki med-cezir hallerine. Med’imde boğulup, cezir’imde soluklanıyorum. Ya da tersi? Yıllar içindeki tek kazanımım gel-git lerden kurtulmayı daha kolay beceriyor olabilmem.

. Şimdilerde alışmaya çalıştığım ise biraz yabancı bir his… Nasıl tarif edebileceğimi pek bilemiyorum; iç boşalması gibi, umursamazlık gibi, kolay kabul ediş gibi. Karşılık beklemedim, beklemiyorum yalanının içe vuruşu gibi… Tuhaf hesaplaşmalar yaşıyorum kalbimde, kendimle. Yaşanmış zamanın tecrübesiyle acısız, sızısız oluyor bu hesaplaşmalarım, sessiz sakin. ‘Içime kaçacağım ’ diye diye kaçtım galiba içime! Içi içimde, içim içimde yaşıyorum.

. ‘ Ha bir eksik, ha bir fazla ne farkeder ’ sözüne inanmıyorum. Eksik eksik, fazla ise fazla şu hayatta.

. Zamana, yıllara olan inancım az dı, şimdilerde hiç kalmadı. Insanoğlunun kıçından uydurduğu, sıkıştırma, zorlama, kontrol altına alma çabaları sonucu icad ettiği sikindirik kavram. Ayrıca insanı bitti-bitecek diye telaşa sokan bir kavram. Zaman nereye gidecek olduğu yerde duruyor lan, biz içinden geçip gidiyoruz işte. Özetle; nedir ‘zaman’ kavramı hala anlayabilmiş değilim. Anlamak istediğimde yok zati, siktir ettim gitti.

. Sabahın erkenini, gecenin geç vaktini çok sevdiğim doğrudur. O saatleri kaçırmamak için 4-5 saat uykuyla yaşadığım, herkes uykudayken günün nöbetini tuttuğum, uykuda geçirdiğim saatlerde çok rüya gördüğüm, rüya alemini sevdiğim, inandığım da.

. Sonra; kesin olan bir şey daha var yaşadıkça, kendini bilip sevdikçe, sabrı, aza kanaat etmeyi, yalnızlığınla başedebilmeyi öğrendikçe, gerçek olabilmek için yalandan kaçtıkça, ummanda bir damla olduğunu tüm bedeninde-ruhunda hissedince, düşüp düşüp yeniden kalktıkça, dizlerindeki yaraların iyileştiğini gördükçe, acıyıp acıttıkça, hata yaptıkça, hatalarını kabul ettikçe, özür diledikçe, umursamamaya başlayınca… çok daha güzelleşiyorsun. Kök salıyor, çiçek açıyorsun. ( ‘Güzelleşmek’ kavrayabilindiği anlamıyla kullanılmıştır. ) İçinde yaşayabileceğin dünyanı yaratıyorsun, kendi gök kubbeni.

. Sonrasında ağlarım diye bol bol kahkaha atmaktan korkmuyorum artık. Tanrı’dan, evrenden, döngüden dilemek, istemekten ise hiç çekinmiyorum. Her sabah bir mucize diliyorum mesela. Balkona çıkıp güne ‘günaydın’ dediğim sırada öten kuşun bana cevap verdiğine inanmak iyi geldiyse, inanıyorum.

. Bir de Karadeniz’e gitmek istiyorum, diledim. Dede toprağı mıdır, nedir bilmiyorum bir Karadeniz aşkıdır gidiyor aylardır. Niyet benden!

. Ve Ece Temelkuran’ın kadınlarından birinin dediği gibi, kadınların hayatın büyücüsü olduklarına inanıyorum. Ve ardım sıra güzel ayak izleri bırakabilmek için çabalıyorum, kendim için.

Özetle: İyi ki doğmuşum. İyi ki Vilo & Nazif’in kızı, Özlem & Önder gibi kardeşlerin ablası olarak dünyaya gelmişim. Erdo ve çocuklarım için, kocaman çılgın sülalem, tüm arkadaşlarım, bahçemizdeki ağaçlar, aldığım soluk, arzularım ne bileyim işte her şey için evrene teşekkür ediyorum. Ve evrenden çalışmalarının devamını diliyorum. Tek derdim; yalnızca kendimle. Amacım; hayatımda ki her şeyin yolunun sevgiden geçmesi. Dileğim; çocuk kalma çabasında olan yanımla beraber huzur, sağlık, dostluk, seks dolu nice yıllar yaşayabilmek.

Baktığım gökyüzü boyasın,

deniz boyasın

mavi olayım ben.

Sarıldığım ağaçlar boyasın,

gezindiğim ovalar boyasın

yeşil olayım ben.

Içtiğim rakı dolansın kanımda,

aşk hep olsun ruhumda

aşk olayım ben.

Dostlar olsun,

muhabbet coşsun

çok olayım ben.

Durulayım,

susayım,

arınayım

Özgür olayım ben.

özgür tamşen yücedal

Not: Altmışım çıkarken ne yazarım bilemiyorum. Delil olarak kullanan olursa hiç umurumda olmaz, biline. Şimdilik durumum bu; taze baharlar…

 

 

Reklamlar
 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

4 responses to “13 Ocak

  1. belginaydin

    12 Ocak 2015 at 22:12

    Yalnız olmak acıtmıyorsa, yeterince büyümüşsün demektir. Gelecek nice güzel yaşlara. İyi ki doğmuşsun, iyi ki hayatımda olmuşsun. Seni seviyorum.

     
    • ouzelf

      12 Ocak 2015 at 22:28

      Az biraz büyüdüm galiba? İyi ki hayatımda olmuşsun. Seni seviyorum.

       
  2. GüherCemiloglu

    12 Ocak 2015 at 23:06

    Sen ne güzel yürekli bir insansın …. Seni tanıdığıma çok memnunum okudukça hayat katıyorsun insana ….. En güzel yılların bundan sonra yaşayacakların olsun canım benim ❤

     
    • ouzelf

      12 Ocak 2015 at 23:14

      Ne kadar olduğunu bilmiyorsunuz belki ama, hayatıma renk katan kadınlardan oldunuz! İyi ki varsınız! Hepberaber olsun, neşeyle, sevgiyle…

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: