RSS

Etiket arşivi: heyecan

yolun bir yeri işte

Screen Shot 2015-07-06 at 9.42.44 PM

“Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” deyince şair, yolu yarılayan kadınlar aklıma gelir.

Ne aradığını ya da ne aramadığını bilen kadınlar.

Aşkı, sevdayı mutlaka tatmış olurlar.

Bu nedenle onları yüzeysel duygularla kandırmak mümkün değildir.

Aşkın da aşksızlığın da kokusu bu kadınlara sizden önce gelir.

Ömrünün diğer yarısını kendini geliştirmeye adayacağından bilinçleri doruğa yükselir.

Akıl ve bedenle birlikte girdiği ortama renk ve ışık verir.

Yolu yarılayan kadınlarla kolay ve zor bir hayat iç içedir.

Sevgisinde de, öfkesinde de cömerttir.

Evet anlamına gelen kadınsı hayırlarla kapris yapılmayacağını çoktan öğrenmiştir.

Erkeğin ne ardından gelir, ne de ilerisinde olmak için didinir.

Yan yana, can cana duruşlar tercihidir.

Bazen bir anne şefkati, bazen de bir aslan kükremesi ile şaşkınlığa çevirir.

Onunla birlikte olan erkeğin herşeye hazır olması gerekir.

Yolu yarılayan kadınlar duygularını yaşamasını bilir.

Davranışları sebepsiz değildir.

Kalbi kırıldıysa ağlar, ağlayışının sebebi erkeğin ona sunacağı sevgi değildir.

Mutluysa kahkahalar atar, gülüşünün sebebi dikkat çekmek değildir.

Seviyorsa kıskanır, kıskanç oluşunun sebebi kendine güvensizlik değildir.

Üzgünse omuz arar, destek istemesi çaresizliğinden değildir.

Suskunsa sebebi vardır, kendi haline bırakılması gerekir.

Yolu yarılayan kadınların hissiyatı kuvvetlidir.

Aldatıldığını sezgilerini kullanarak gün ışığına çıkarır.

Veda vakti geldi demenize bile gerek yoktur.

O verdiğiniz mesajı çoktan anlayıp kendi yolunu tutmuştur.

Her gidiş kadını daha da kadınlaştırır.

Gidenin ardından bakacak kadar hayatın uzun olmadığını anlamıştır.

Ve gizem kadına en çok bu yaşlarda yakışır.

Özden HORAN

Bunu okuyalı uzun zaman oldu. Madde madde… Baktım birçoğu olmuşum. Az biraz kalmış. Hâlbuki otuz beşi de geçtim ama… Akıllanması zaman alanlardanım galiba. Misâl:

Koku alma duyum pek gelişmemiş durumda.

Kapris yapmaz bir kadınken kapris yapmak için can atan ama hâlâ beceremeyen olarak kalmışım.

Öyle can cana duruş isteğim falan yok.

Duygularımla yaşıyor muş gibi yapıp mantık tarafından idare ediliyorum.

Kalbim kırılınca ağlamıyor, kıçımı dönüp ardıma bakmadan gidiyorum.

Şüphe duyduğum an kapılarımı kapatıp kilitliyorum.

Üzülmelerimde omuz aramaktan vazgeçeli çok oldu.

‘Acaba mı’ diye düşünüp vakit harcamıyorum.

Insanların kimseyi değil yalnızca kendilerini kandırabildiklerini öğrendim.

Renklerle aramda özel bir ilişki olduğu halde ilişkilerimde yalnızca siyah ve beyaz var.

Bir de okuduğunuzda belki farketmişsinizdir; otuş beşini geçmiş kadınları anlatırken hep ikinci, üçüncü şahışlarla ilişkiler temel alınmış. Hâlbuki o yaştan sonra tekil yaşamaya başlıyorsun. Seni ayakta tutacak, sabahlara heyecanla uyandıracak, geceleri hayallerle uyutacak duygunun peşinden tek başına gidiyorsun. Küslüğün, barışmaların, gitmelerin, gelmelerin hep yalnız oluyor aslında. Yalnız olduğunu kafana vurula vurula öğreniyorsun. Ve evet gökyüzü, denizler ve huzurun rengi MAVİ!

Eyvallah!

özgür tamşen yücedal

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

her şey biter

Bir merhaba yla geldin

Sen gelince boyandı begonvillerim

Sen gelince sevdim gri sabahlarda sevişmeyi

Güneşin batışı hüzün getirmedi akşamüzerlerime

Sen gelince…

Maviye boyandım mesela

Hatırladım yılların unuttun dediklerini

Heyecanlandım

Umutlandım

Tazelendim.

Bile bile anlaştım, kabul ettim yüreğimin en güzel yerine ben

Getirdiklerini

Misafir ettim aşkı

Gittiğinde üzülmeyeceğimi sanarak.

Sen gidince soldu begonvillerim

Sen gidince karardı grilerim

Güneş her vedasında götürdü bir parçamı

Sen gidince…

Renklerim silindi

Hatırladım aşk acısının ne olduğunu

Aldatılmanın ne hissettirdiğini

Tazelendim.

Bile bile anlaşmış, kabul etmiştim yüreğimin en güzel yerine ben

Getirdiklerini

Gittiğinde üzülmeyeceğimi sanarak.

Ve okuduğumda yazdıklarını

YolculadıM sizi

”Her şey biter” diyerek.

Hoşçakal Aşk!

özgür tamşen yücedal

 
Yorum yapın

Yazan: 04 Aralık 2014 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Kenar

Screen shot 2014-04-07 at 11.46.26

Arafta bir sabah

Ne beklenti, ne beklentisiz

Öylesine.

Ne sesli, ne sessiz

Suskun.

Ne senli, ne sensiz

Yalnız.

Ne siyah, ne de beyaz

Gri.

özgür tamşen yücedal

griyim bu sabah

 
Yorum yapın

Yazan: 07 Nisan 2014 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , ,

ÇIRILÇIPLAK

ozgurtamsen

Her sabah aynı saatte çalan alarm sesiyle güne açtım gözlerimi. Can yataktan kalkmış tuvalete doğru yönelmişti. Duşta akan suyun sesiyle beraber yataktan kalktım. Sırtımda hissettiğim ürperti hatırlatmaktan usanmıyor geçen her günün telafisi olmadığını, kumbaradan harcadığım günlerin giderek azaldığını. Ben ise her defasında o ürpertinin üzerine geçiriveriyorum sabahlığımı ve inatla doğruluyorum karşısında günlerin.

   Mutfağa indim. Demliğin altına su doldurup ocağın üzerine koydum. Buzdolabından beyaz peynir, zeytini çıkarıp servis tabaklarına aldım. Ekmek kızartma makinesini tezgâha yerleştirirken diğer yandan da çayı demledim. Masaya kahvaltılıkların yanına bal ve kaymağıda koyunca hazırdı işte her şey kızarmış ekmek kokusu ve demli çayın fokurtusuna. Günüm açılan mutfak kapısının önünde gözlerini ovuşturan Mert belirince aydınlandı. ‘’ Günaydın anne. ‘’ Ardından kucağıma alıp sardığım küçücük bedenden içime akan huzur, yanağıma konan öpücükle dudaklarımda beliren tebessüm. Mert’i ben kahvaltısını hazırlayana kadar oturma odasında televizyonun karşısında ki mavi koltuğa yerleştirip üzerine polar battaniyeyi sardım.

   Can gelişini haber veren parfüm…

View original post 1.344 kelime daha

 
Yorum yapın

Yazan: 04 Mart 2014 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , ,

merhaba

Screen shot 2014-03-01 at 17.24.50

Ferforje merdiven korkuluklarına dayandı kadın. Karanlıkta yol bulan sigarasının dumanına daldı. Sonra bir adam geldi dayandı ferforje merdiven korkuluklarına. Omuz omuza… İlk sözcükle çıkan o ilk solukta tanıdık bir koku geldi. Tıpkı geçmiş gibi… Geçmiş gibi tanıdık. Göğüs kafesinin açıldığını hissetti kadın. Göğüs kafesi açıldı ve adamın bakışına, soluğuna içinde yer buldu kadın. Gönlüne kabul etti merhabayı. Kutsal bir emanetmişçesine… Sonra adamın güzel bakan gözlerini de emanet alıp uzaklaştı kadın, sırtında hissettiği hoş ürpertiyle.

özgür tamşen yücedal

 
Yorum yapın

Yazan: 01 Mart 2014 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , ,

Onaltı Eylül

868d19f01ef211e3b36e22000a1fa437_7

Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en en mutlu gün.
Bugün onaltı Eylül,
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte, bugün okullar açıldı,
Sonra anne hemen kuaföre gitti.
Bugün onaltı Eylül,
Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, Atatürk’ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk anneler inan.
Bugün onaltı Eylül,
Hep neşeyle doluyor insan.

Bütün bir yaz mevsimini, dinlendiğimi zannettiğim tüm tatilleri bir arada ( şükürler olsun ) geçirdikten sonra, şafak pusulasında çizittirdiğim günler dolduktan sonra o gün geldi ve okullar açıldı. Sabah bir heyecan bende sormayın gitsin. Oğuz’un öğretmeninin boynuna oğlumdan önce ben sarıldım. Okul bahçesindeki merasimde yapılan abuk sabuk, fazlaca anlam aynı zamanda yıl içinde unutulacak vaatler içeren konuşmaları bile coşkuyla alkışladım. İstiklal Marşı’nda mutluluktan ağlayıverecektim. Şaka bir yana hepimiz için hayırlı, uğurlu, başarılı, kazasız, belasız, zırlamasız eğitim – öğretim yılı diliyorum.

Öğretim demişken: nedir bu milletin kadınlarla – annelerle alıp veremediği anlamış değilim. Bi rahat bıraksınlar bizi! Daha ilk günden gazeteler makale makale, sayfa sayfa döşemeye başladılar. Yok: ‘ Okula yeni başlayan çocuklara nasıl davranmalıyız? ‘, ‘ Eve döndüklerinde ne kadar ilgi göstermeliyiz? ‘, ‘ Çocukları saat kaçta – nasıl uyutmalıyız? ‘, ‘ Okul alışverişinde nelere dikkat etmeliyiz? ‘, ‘ Servis seçiminde nelere dikkat etmeliyiz? ‘. Anlayacağınız –yiz de –yiz. Sizene len! Kaç çocuk yapmalıyız, sevişirken nasıl korunmalıyız, haftada kaç kez yapmalıyız, tecavüze uğrarsak nelere dikkat etmeliyiz, kürtaj yaptırabilir miyiz, morlukları nasıl gizlemeliyiz gibi bir dünya şeyle zaten sağolsun devlet baba ilgileniyor. Geri kalan yaşayabilmekle de başedebiliriz.

He çıkıp bu devlet okullarının durumu, öğretmen atamaları,  özel okul saçmalığı, servis ücretleri, imamın hatmetmişi hatmetmemişi, elimize tutuşturulan kırtasiye listeleriyle, yalnızca adı eşit olan ama kendisi kesinlikle eşit olmayan eğitim sistemiyle ( ki bu benim sistemim değil, kimin olduğunu da bilmiyorum ) falan mücadele edelim, düzeltebilmek için el ele tutuşup parklarda yatalım, tomanın sularıyla yıkanıp, gazla beslenelim diyen varsa beri gelsin. Ama yok! Her zaman olduğu gibi uzaktan gazel okumalar, yaşamadan akıl vermeler, gerçekleri yok muş gibi göstermeler…. Gerçi bizim özgür ülkemizde sesimiz duyulmuş gibi yapılır, bir yürütmeyi durdurma kararı çıkartılır ama durmaz, el ele çıktığımız parklara  AVM dikilir ya da bir termik santral kurulur ya da Osmanlı zamanında orada ne dikiliyse yenisi dikilir.

Bakın şimdi konu nerelere geldi. HalBUSEM neşe doluyduk. Aman sallayın götü gitsin, bizim neşemiz yerinde olsun. Evel allah vız gelir tırıs gider bize. Özgürcesi: ‘’ Bize komaz bunlar. ‘’

Satırlarıma son verirken hastalara acil şifa, bakanlara sabır, dertlilere deva, hepimize huzur diliyorum. Kendinize emanet kalın.

özgür tamşen yücedal

 

 

Etiketler: , , , , , , , ,

hoşgeldin!

 

Aradın, geleceğinin haberi geldi, heyecanı geldi.

Sarhoş oldum.

Avare oldum.

Aldım elime yüreğimi dolanıp durdum.

Sabah oldu. Akşam oldu.

Tekrar sabahlar, akşamlar oldu

Gittiler…

Güneş çok aheste, ay çok uyuşuk, ben çok sabırsız.

Sonra o sabah, geleceğin günün  sabahı oldu.

Günün güneşi, bulutları geldiler.

Kanat çırptılar gökyüzünde kuşlar.

Ardı sıra uçaklar geldiler

Bir bir…

Yolcular indiler seni getiren uçaktan

Seni bana, şehrime getiren uçaktan.

Kokun geldi yolcular arasından.

Sonra su gibi yüzün göründü yolcular arasından.

Elimde günlerdir sıkı sıkı tuttuğum heyecanım kanat çırptı

Uçtu!

Sen geldin.

Soluğum geldi.

Hoşgeldin.

Aşk getirdin.

ÖZGÜR TAMŞEN YÜCEDAL

 

 
2 Yorum

Yazan: 30 Ekim 2012 in DENEMELER & RÜYALAR

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: